Gün, dağların sırtından
doğarken söker dikişlerini karanlığın;
başlar mesaisi denizin oğullarının.
Motor sesi, eski bir yakarış olur
titreyen dalgaların üzerinde.
Takalarıyla yararlar maviyi,
suyun en mahrem yerinden.
Yazgı burada düğüm olur;
parmak uçlarıyla dokurlar
ağdan kaderlerini.
Her balık, parlayan pullarıyla,
geceden çalınmış bir yıldız gibi
ışık saçar.
Yağmurda, ayazda,
suyun soğuk damarlarına basarlar.
Fırtınadan sonra suskun limanda,
her sabah bir tekne
sabrın nöbetini tutar.
Yeni şafaktan sağılır rızık;
ay ışığının kalıntısı gibi parıldar
engin suların koynunda.
Ve denizin kadim evlatları,
avuçlarında gümüşi bir umutla,
karışırlar sonsuzluğun
o büyük, tuzlu tenhalığına.
Kayıt Tarihi : 26.12.2025 21:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!