Kırık bir mevsimin,
İçinden geçiyor hayaller.
Kimse farkında değil hasadın.
Hüzün Ölesiye müebbet.
Ve Sıgmıyor umut,
Ucu yanık kartpostallara.
Çaresizliği gördüm
Yakamozunda gözlerimin
Çekildi Usulca
karanlığın gölgesi
Yırtık bir uçurtma oldu anılar
Kimbilir nerden seyrüsefer
Solgun, ölü mevsimler var içimde
Dallarım kırık
Bilirim koca çınar değil ki ömür
Ha bugün ha yarın
Sığmaz Saat kadranına ölüm.
İnsan yaşayamadıklarından mesul
Sana gelince,
Yediveren güller açar içimde.
Ta uzaklardan kokunu taşır rüzgar,
Gelir saçlarımda gezinir.
Sarhos nefeslerde
İlk gün sabahı uyanmış bebdaht koku,
Çarşaflara dolanmış ilk atımlık sperm,
Heyecan atraxyon an...
İnsan beşer şaşar
umut devşiren anlar,
çocuk gülüşleriyle
eşlik eder sende,
Göğsündeki Cevahirde
hayat bulur masumiyet.
Sen illede sen
En mülteci yalnızlığımda suret
Ve canda siret
Ve Karşı konulmaz acımda merhem
Bidat olmuşluğum,
kaybolmuşluğum,
Soğuk ve hüzün,
İki kardeştir ezelden!
Dişi titrerirken hicran
Kırağı çalar bir gramafon
Eski günlere inad
Kalb intizar eder mütamadiyen!
Sabahı dinledim,
Afağa vururken tam kızıllık.
Takati kalmadı zamanın,
Kalbimin kurak bozkırlarında,
yürüyüş nizamında saatler.
Dakikalar dövüşken nizamda.
Vitrin önünde insanlar, camekanlar, lamekanlar,
Yedikleri, içtikleriyle müktedir.
Özçekim, storyleri ile bahtiyarlar.
Sevgi mübadalede diyor biri.
Elinde bir gazete, eski zamanlardan kalan,
Koşturup yarıyor sokak ortasını.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!