Gömleğini kiraz ağacına asmış,
Uçurtmalarına bakıyordu.
Gençliğini arıyordu ve bilyelerini.
O deniz gözlü bir küheylandı.
Rızadan sonra keyfi kaçmıştı
Ardından gidecekti, söz vermişti
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Aslan abim benim, budur işte, vefa dediğin sadece istanbulda bir semt değil...Yusuf Hayaloğlu senin gibi değerli düşüncelerin beyinlerinde yaşayacaktır emin ol...Süper bir atıf....Yüreğine sağlık... Bunu değerlendireceğim...
Varol...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta