Delilik ve Velilik Üzerine
Delilik, insanın akıl ve ruh sağlığını yitirmesi olarak tanımlanır. Halk arasında "Delilikle velilik arasında ince bir çizgi vardır." denir. Bu söz, insan bilincinin sıradan sınırların ötesine uzanabileceğine işaret eder. Ancak asıl sorgulanması gereken, gerçek deliliğin ne olduğudur.
Gerçek delilik; hırsın aklın önüne geçmesi, insanın etik, ahlaki ve vicdani değerleri gösteren iç pusulasını kaybetmesi, gönlünü susturması ve hayat rotasını yitirmesidir. Çünkü akıl tek başına yeterli değildir. Vicdanla aydınlanmayan akıl, çıkarın hizmetine girebilir; gönülden kopan bilgi ise hikmete dönüşemez.
Tasavvufta gönül, Hakk'ın tecelli ettiği manevi bir merkez olarak görülür. Gönül karardığında insan yalnızca başkalarına değil, kendisine de yabancılaşır. Kibir, öfke, tamah ve güç tutkusu kalbi örttükçe hakikati görmek zorlaşır. Bu yüzden gerçek körlük gözlerin değil, gönlün körleşmesidir.
Psikolojik açıdan bakıldığında ise insanın düşünceleri, duyguları ve davranışları arasındaki denge bozulduğunda ruhsal sorunlar ortaya çıkabilir. Bununla birlikte, ruhsal hastalıklar yaşayan insanlar ahlaken zayıf ya da vicdansız oldukları için değil, sağlık desteğine ihtiyaç duydukları için bu durumdadır. Buna karşılık, sağlıklı görünen bir insanın vicdanını susturup hırsına teslim olması hem kendisine hem de topluma büyük zarar verebilir.
Bilgelik; aklı, gönlü ve vicdanı aynı istikamette buluşturabilmektir. Gerçek velilik de belki budur. Bilgiyi hikmete, gücü adalete, özgürlüğü sorumluluğa, sevgiyi merhamete dönüştürebilmektir.
İnsan, içindeki pusulayı kaybetmediği sürece yolunu yeniden bulabilir. Çünkü hakikate giden yol, yalnız akıldan değil; vicdandan, gönülden ve irfandan da geçer.
Kemal Tekir
Halkın sesi
Kayıt Tarihi : 9.07.2026 17:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!