Edebiyata âşık olduğu için, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesine şimdiye kadar en yüksek puanla kayıt yapan tek öğrencisiydi. O puanla daha güzel Üniversitelerin dilediği Fakültesine kayıt yaptırabilirdi, ama O, Edebiyat Fakültesi dışında başka tercihte yapmamıştı. Bu yüzden hem üniversiteden hem de başka yerlerden burslar kazandı. Zaten yetiştirme yurdunda büyüdüğü için kendisine her zaman burslarda öncelik hakkı da veriliyordu.
Öğrencilik yıllarını burslar sayesinde zorlanmadan, okuyarak geride bıraktı. Mezuniyetten sonra herhangi bir iş bulamayınca yüksek lisans yapmaya karar verdi. Bu yüksek Lisans eğitimi boyunca da birçok yerden burs almayı başardı. Ama bu başarısını iş bulmada bir türlü gösteremedi.
İşte yüksek lisansı da bitirmiş olmasına rağmen işsiz güçsüz bir şekilde sokakta kala kalmıştı. Bu yüzden kısa vadeli bir çözüm olarak acilen askere gitmek için askerlik şubesine başvurdu. Şansı yaver gitti. Onu aralık celbinde kısa dönem er olarak askere çağırdılar. Artık kışı askerde geçirecekti.
Asker dönüşünden sonra günler boyunca sokak ve parklarda yattı. Kaç kez tinerci zannedilip karakollara götürüldü. Her seferinde ifadesi alındıktan sonra sokaklara geri bırakıldı.
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana.
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta