DELİKANLIM-GENÇ KIZIM
Delikanlım genç kızım artık dön benliğine
Sahip çık miras kalan muhteşem kimliğine
Koymuyorken özünü tarihin imbiğine
Şimdi niçin özlemle maziyi anıyorsun?
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Tebrikler asrın aymazlığının farkında olamayanlara doğru ve yerinde bir sesleniş olmuş şiiriniz.Bir yerlerde yapılan bir yanlış ver ki dünden bugüne getirmemiz gerekenler yanımızda,bizimle değil şimdilerde,bilemedik ne çok ihtiyacımız olacağını,bilemedik onları arar olacağımızı,bilemedik kıymetlerini…Eyvahla yerine gelmez artık demeye ramak kalmışken hala yapabileceklerimizin var olduğunu da unutmamak gerek.
Saygıyla selamlıyorum duyarlı yüreğinizi…
KIYMETLİ ÜSTADIMIZA ÇOK DEĞERLİ ŞİİRİNİ OKUDUKDAN SONRA MERHABA DEMEK NASİP OLMUŞ
MEMNUN OLDUM BU MESAJ DOLU ŞİİRİN OLUŞMASINA
KUTLUYOR VE HER ŞEY ÖZÜMÜZE UYGUN RAYINA GİRSİN TEMENNİLERİMİ BELİRTİYORUM
SELAM VE DUA İLE
• insanların kendi kültürlerini hiçe sayarak başka kültürlerden etkilenme eğilimi bizim toplumumuzda had safhada yaşanmakta… Neslimizin de bu kültür yozlaşmasını şiirinizle ince ince taşlamışsınız…
Kutlarım efendim…
İsmet Bey, rumuzumdan da anlaşılacağı üzere her türlü güzellik özümüzde. Doğada özüyle oynanan her madde insan için, insanlık için bir tehlike teşkil etmiştir. En bariz örneği atomun özüyle oynadılar parçaladır, BOMBA oldu.
Beğenerek ve keyif alarak okuduğum dizelerinizin gençlerimize ulaştırılması noktasında üzerimize düşeni yapmalıyız. Şiirinizi öğrencilerime önereceğim efendim.
Teşekkürleri tebrikler, saygılar
.
Delikanlım genç kızım artık dön benliğine
Sahip çık miras kalan muhteşem kimliğine
Koymuyorken özünü tarihin imbiğine
Şimdi niçin özlemle maziyi anıyorsun?..
.
Güzel 1 soru...
.
Elleriniz dert görmesin Efendim...
.
Saygılarımızla...
.
“”Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek”” M.A.ERSOY
GENÇLİK NEREYE? ? ? ? ?
Nerede Fatih’in o, aşkı hana esenlik
Bir nesil ki Ya Rabbim, hükümdar olmuş benlik
Nerede o münevver, aleme hakim nesil
Ya hüküm sür zamana, ya adını tümden sil
Amaçsız bir gelecek, değildir istikamet
Rotası kaymış gemi, kıyamete alamet
Mahzenlerde küflenmiş, geçmişin esamesi
Gidişatı felaket, zulüm her kelimesi,
İnanmıyorsun belki, kinli ama susuyor
Dost postuna bürünmüş, sen düştükçe kusuyor
Sıvazlıyor sırtını, boğacak nefesini
Biz gaflete düştükçe, kesecektir sesini
Gün şimdiki zamandır, uyan ey neslim uyan
İstikbal tehlikede, ziyandadır uyuyan
Evler sanki bir mezar, sokaklar saîr`e eş
Ne ataya saygı var, ne seviliyor kardeş
Husumetler diz boyu, cemiyet cinnettedir
Günaha boyanmışlar yalancı cennettedir
Yazınlar feryatlarda, ahlaksız edebiyat
İç bayıltır halleri, işleri fitne fesat
Milli hisler silinmiş, kalmamış moral gücü
Evlâd-ü iyal derdi medeniyetin suçu
Bâtıl’ı hak görerek rezilliğe soyunmuş
Müstehcenlik marifet, yaşantısı oyunmuş
Sır tutmamış aynalar, daha ne görecekler
Kaybolan şu gençliğe tuzaklar örecekler
Kurtuluş arayan yok, iradeler dardadır,
Dünün kahramanları eseftedir ardadır
Çile kolda bilezik, edep alında nurdur
İffetli kalmak zor iş, ar ve namus onurdur
Ey neslim uyan artık, bak karardı şafaklar
Bir daha tekrarın yok, seni bu günün aklar
Kurtar geleceğini, mukaddes kıl yuvanı
Çiğnetme namusunu, perişan et söveni
Annenin duasıdır, tövbenle akan yaşın
Muştuya ereceksin göğe değecek başın
Ey gençlik kutlu olsun felaha giden yolun
Rızık veren yaradan kalbini bilir kulun
Sen tevekkül et O’na, ve sığın imanına
Bil ki nurlu yarınlar kar kalacak yanına
BU DA BENDEN OLSUN CANIM ABİM
ÇIPLAKLIĞIN SINIRI OLMADIĞI HEPİMİZCE MALUM
AMA BUNA RAĞMEN;
MUZ GİBİ SOYUNMAYI MARİFET SAYAN,
SOYUNDUKÇA DAHA ÇOK ÇILDIRAN
ÇILDIRDIKÇA CİYAK CİYAK BAĞIRAN
ZIMBALI GENÇLİĞE HİTABEN...
sahi, Nereye Kadar?
SAYGIMLA...
Sevgili Kardeşim Sayın: İsmet Bora Binatlı
Okunması ve üzerinde düşünülmesi gereken çok güzel bir şiir olmuş.
Beğenerek ve saygı duyarak Şiirinizi okudum.
Tebrik ediyor başarınızın daim olması dileklerimle birlikte sayfanıza geldim.
Hürmet ve sevgilerimi getirdim sayfanıza ... Lütfen kabul buyurunuz.
Kaleminiz her daim kudretli, İlhamınız eksilmesin diyorum.
Her şey sizin ve sevdiklerinizin gönlüne göre olsun. Şiirin hakkı olan : İlk Tam Puanı Tekirdağ'dan gönderiyorum.
Sevgi ve saygılarımla.
Dr. İrfan Yılmaz. - TEKİRDAĞ.
bu şiiri okuduktan sonra bize bir şey söylemek yakışır mı?...tebrikler...
Zamanımızı anlatan güzel bir şiir olmuş abim...
Benliğimizi unuttuğumuz, özentilerin çok olduğu, nerden geldiğimizi bilmeden geçmişimize acımasızca laf ettiğimiz bir zamandayız...
Örf adet kalmamış, büyük, küçük belli değil...
Allah sonumuzu hayr eyleye...
Duyarlı şiir için teşekkürler hocam...
Saygılarımla...
Bu şiir ile ilgili 9 tane yorum bulunmakta