Dehr-i Fânî
Geçti ömrüm, bilmedim hiç, dehr-i fânî var mı yok
Gördüm ancak gölgesini, sâye-bânî var mı yok?
Taht u efser, şan u şevket, hepsi bir dem, hepsi yel
Şimdi söyle, kal'a-i can, pâsbânî var mı yok?
Bâğ-ı dünyâ soldu gitmiş, gül de güldü, geçti bahar
Bülbül-i can yandı zârî, gülsitânî var mı yok?
Dem-be-dem ağlar gözüm, pür-hûn olur her lahzası
Yanmadan gönlün durur mu, âteş-ânî var mı yok?
Geçti kervan, sildi izler, kaldı vîran bî-haber
Bu harapta, ey dil, artık, mihmânî var mı yok?
Elde kalmaz bu cihânın zevki, câhı, şöhreti
Bil ki fânîdir bu mülkün, câvidânî var mı yok?
Ey dil-i gâfil, bu demlerde Hak'tan gayrı yok
Bir O'dur bâkî, ezelden; başka Sânî var mı yok?
Kayıt Tarihi : 5.06.2026 23:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Evlat acısı yaşayanlar bilir, dünya bir anda bomboş bir viraneye dönüyor. Gözümüzün nuru gitti, geriye bir gölgesi kaldı. Bu şiir, evladımın ardından fani dünyayla helalleştiğim, 'Allah'tan geldik, yine O'na döneceğiz' diyerek teselli aradığım yürek sızımdır 16 Nisan 2024 Yaser MERT Anısına...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!