Geçmiş çalınmış, yağmalanmış bir kalmış kapısı.
Kala kala ben mi kalacağım, tutmacı eksik kapının.
Belkıs tahtıyla gelse de göze görünmez ölülerim.
Dünyaya meylim olmadı haşa, ölüm var ne değişir.
Söz bilmez kendini esirger rüzgâr değse ölür.
Nasıl tercih edeyim sevgiyi bilmeyen bir gerzek.
Satmış kendimi bin pahaya saat on yediyi bekler.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta