Dedim:güzel acep kaşların hep keman mı?
Dedi:kadın fitne-i fücur hele yol al
Dedim:seni sevmek zordan öte yaman mı?
Dedi:divane aşık var git be,hava al.
Dedim:uğruna ölürüm,lafım bayat mı?
Dedi:sana karşı bi şey,hissetmiyom ben
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




ulaşılmamış sevgililer belki en büyk nimettir
olgunlaşmaya,
kendinle savaşa
hayatı kazanmaya
üzsen de onu aldırmamaya
bir başkasına küfretmek için sebep ya
değilse Karacaoğlan Karacaoğlan olmazdı asla
Allaha emanet ol asil ses..
Aşıkların Piri Karacaoğlan adına
yolun açık olsun gardaş
yine tam puan
Karacaoğlandan güzel bir esinlenme, esprili,başarılı bir anlatım. Kutlarım!
Türkü tadındaki bu güzel şiir bana Halk müziği ezgilerinden aşağıdaki
türküyü çağrıştırdı. Yasin beyi kutluyorum.
Dedim Kız Adın Nedir' Türkü Sözü
Dedim kız adın nedir dedi ki Ayşe
Dedim kız istediğin söyledi neşe
Dedim kız yolun nere dedi Güneş'e
Dedim kız gel birlikte dedi olmaz olmaz
Dedim kız mor menekşe dedi gözümdür
Dedim kız sarı çiğdem dedi özümdür
Dedim kız buluşmamız dedi sözümdür
Dedim kız gel öyleyse dedi olmaz olmaz
Dedim kız şeker nedir dedi dilimdir
Dedim kız elimdeki dedi elimdir
Dedim kız sevda nedir dedi yelimdir
Dedim kız savur beni dedi olmaz olmaz
Dedim kız dudakların dedi mezedir
Dedim kız yanakların dedi tazedir
Dedim kız turunçların dedi müzedir
Dedim kız gel gezelim dedi olmaz olmaz
Dedim kız kaymak nedir dedi ki tenim
Dedim kız eriyen ne dedi ki canım
Dedim kız ya kaynayan dedi ki kanım
Dedim kız karıştırak dedi olmaz olmaz
Dedim kız ateş nedir dedi yüreğim
Dedim kız sevişmemiz dedi ereğim
Dedim kız gizlediğin dedi çöreğim
Dedim kız çöz yiyelim dedi olmaz olmaz
Dedim kız yaralısın dedi aşkınla
Dedim kız nerelisin dedi sakın ha
Dedim kız düğünümüz dedi yakın ha
Dedim kız sar boynuma dedi olmaz olmaz
Dedim kız inci nedir dedi dişimdir
Dedim kız Arif nedir dedi eşimdir
Dedim kız kavuşmamız dedi düşümdür
Dedim kız gerçek ola dedi olmaz olmaz
Arif GÖLGE/ Anamur.
Ben de harika yazmışsınız, yüreğinizi kutlayayım , dedim.
Sevgiyle kalın efendim...
okuduğum değişik bir anlatım değişik bir dil daha.tebrik ederim..
günümüz aşığı abim hayran oldum..daha ne diyim.. :)
Çok hoş bir tebessüme sebep şiiriniz.
tebrikler.
:)) ESPİRİLİ DEĞİŞİK.. BAŞARILAR :))
Bu şiir ile ilgili 8 tane yorum bulunmakta