Dedemin Evi Şiiri - Yorumlar

Yılmaz Tizgöl
128

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

DEDEMİN EVİ
Sabah güneşinin yeni yeni günün kapısını zorladığı sıralarda, döküm sobanın çıtırtısıyla uyanıp yün yorganın altında bir kedi gibi gerinip, döküm kuzinenin üstündeki bakır güğümün ıslığıyla içinizde sebepsiz bir sevinç kıpırtısı oluşturan, serin ama soğuk olmayan odanın o huzur ve dinginlik veren ahşap tavanından gözlerinizi yavaşça sobadan yayılan kızarmış ekmek kokusuna doğru çevirdiğinizde çocukluğunuzla yüz yüze gelirdiniz.
Ya yaz tatilidir ya da sömestir.
Hemencecik gözünüzün önüne gelen dedenizin evinde...
Çift kanatlı cümle kapısında, hani kapıyı çalmaya yarayan, tunçtan dökülmüş kibar bir kadın eli şeklinde kapı tokmaklarından olur ya; çürümüş portakallarda oluşan küf rengi yeşil olurdu o tokmaklar genellikle, eğer o evin geleni gideni çok değilse...
Oysa misafiri çok olan evlerin kapı tokmakları, okullardaki Atatürk büstlerinin, çocukların teneffüslerde devamlı elleriyle dokunmasından kayganlaşıp mat bir sarıya dönüşen burunları gibi olur; güneş vurduğunda yaldızsız ama samimi bir pırıltıyla parlardı.
O zamanlar Atatürk’ün büstleri bizim ulaşıp dokunabileceğimiz yükseklikte olurdu. Biz büyüdükçe daha yükseğe, daha da yükseğe, en sonunda ulaşamayacağımız yüksekliklere konulmaya başlandı her nedense...

Tamamını Oku

Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta