Git.Sende git,heybetli çınar
Ben nasılsa alışığım kalmalara
Yitik ezgilere ve hüzünlü dizelere
Sararmış resimlerindede severim ben seni
Belki bu dünyadan çok sıkıldın
Belkide özlemiştir seni,seni bekleyen kadın
Hadi git,kalmadıysa duracak dermanın
Git heybetli çınar,hadi git
Bu gidişin senin vuslatın olsun
Korkma unutmam,unutamam ben seni
Bir ekmeği kırıpta yarısını verişini
Biraz şefkat,biraz muziplikle yoğrulmuş
Ama yinede hüzünlü dörtlüklerini
Hani babannemi istemiştin ya babasından
Köy meydanında ki düğünde bir maniylen;
'Entarisi mor idi,güzeller içinde bir idi
Babasından istesem,onu bana verirmiydi? '
Ve ertesi gün babannem artık senindi...
Unutmak ne mümkün ki seni unutamam...
Ama gitme kal aslında,öpeyim ellerinden
Sarılayım sana,doyamadığım,doyasıya
Seyredeyim saatlerce o güzel yüzünü
Ak akallarında unutayım tüm hüzünlerimi
Ve al yanaklarından ve nasırlı ellerinden
Son bir kez daha öpeyim,doyasıya
Ama biliyorum ki kalmak elinde değil,gideceksin.
Biz ne desekte gittiğin yerden dönmeyeceksin
Bu gidişin, bu dönmeyişin adı bizde gözyaşıdır
Bilirim ki senin lisanında şeb-i aruzdur...
Bak vakit geldi,saatler gözyaşını vuruyor
Kalmak istesende,artık emanet sende durmuyor
Giderken şunu bil ki;
Ardında yaşlı gözler bırakacaksın
Ardında seni seven bir torun
Yaşlı gözler ve yaslı bir yürek bırakacaksın.
Ama boşver be dedem; vardığın yerde;
Yarım asırdır sevdiğin ve özlediğin kadını bulacaksın
Şimdi,hakkını helal et dedem,hakkını helal et...
Mustafa KömüşcüoğluKayıt Tarihi : 17.1.2006 04:17:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!