Her zaman kapımız açıktır bizim
Edep ehli olan buyursun gelsin
Davetimiz gayet seçiktir bizim
Duyan duymayana duyursun gelsin.
İlhamı alıpta hüsnü eceden
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Tam kapınıza gelmiş ve selam verip içeri girecektim ki orada "AŞK" denen ucubeyi görüp olduğum yerde çakılıp kaldım Adem bey kardeşim. Zira bu tabir de dinimizin orijinal'inde yani kitap ve sünnette yokken tarikatçiler tarafından sonradan uydurulup onun içine sızdırılan bir bid'attir. Dinimizde her şeyin vasatı-orta olanı- emredilmiştir ki sevmek-muhabbet-de bunlardan birisidir. Aşk sınırsız, hadsiz, hudutsuz bir tarzda sevmek manasına gelen bir tabirdir ki Rabbimiz hiç bir konuda haddi aşanı sevmediği gibi bu konuda da fıtri olan sevme ölçüsünü muhabbet-i meşrua ölçülerinde vaz ederek o tür çılgın sevgilere onay vermemiştir. Biz meşru muhabbetler muvacehesinde kalmak şartıyla sizinle ve bütün mü'minlerle dostluk kurmaya varız vesselam!
Hayırlı çalışmalar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta