Ruhum daralıyor bu gece üstüme çöken yorgunluğun adını koyamıyorum bedenim dinlenmek istiyor ama zihnim susmayı bilmiyor gözlerimi kapattığımda karanlıkta kaybolmuş düşünceler birer birer karşıma çıkıyor sanki bütün gün susturduğum ne varsa gece olunca hesabını sormaya geliyor insan bazen ne kadar yorulduğunu bedeni değil ruhu söyleyince anlıyor ben de bu gece öyle bir yorgunluğun içindeyim ki uyusam geçecek gibi değil uyumak istedikçe daha çok düşünüyorum düşündükçe içimde bir şeyler ağırlaşıyor ve ağırlaştıkça nefes almak bile eski anlamını kaybediyor
Bir insanın içi neden bu kadar kalabalık olur bilmiyorum aynı anda binlerce şey düşünüyorum ama hiçbirinin sonuna varamıyorum geçmişten bir cümle geliyor aklıma yarım kalmış bir bakış ardından söylenmemiş bir söz sonra hiç yaşanmamış ihtimaller beliriyor zihnimde insan en çok yaşadıklarına değil yaşayamadıklarına yoruluyor galiba çünkü yaşananların bir sonu oluyor fakat yaşanmamış olanların sonu hiç gelmiyor insanın içinde sürekli başka bir ihtimal olarak yaşamaya devam ediyor belki şöyle olsaydı belki böyle konuşsaydım belki biraz daha sabretseydim belki hiç gitmeseydi belki ben hiç sevmeseydim diye uzayıp giden düşünceler gecenin sessizliğinde insanın ruhuna ağır bir yük gibi çöküyor
Bu gece hiçbir şey istemiyorum aslında ne bir cevap ne bir teselli ne de geçmişi değiştirecek mucizevi bir sabah istiyorum yalnızca zihnimin biraz olsun susmasını istiyorum çünkü insan kendi düşüncelerinden kaçamıyorsa dünyanın en kalabalık yerinde bile yalnız kalıyor ben de kendimin içinde kaybolmuş gibiyim dışarıdan bakıldığında sessizim belki sakinim belki her zamanki halimdeyim ama içimde kimsenin görmediği bir gürültü var öyle bir gürültü ki bazen kendi kalbimin sesini bile duyamıyorum
Garip olan şu ki insan her zaman üzgün olduğunu anlayamıyor bazen sadece hiçbir şey yapmak istemiyor bazen bir şarkı gereğinden fazla dokunuyor bazen eski bir fotoğrafa bakarken birkaç saniye fazla susuyor bazen gece yarısı anlamsızca tavana bakıyor ve aslında bütün bunların altında söyleyemediği büyük bir yorgunluk taşıyor ben de bugünlerde biraz öyleyim ne tam anlamıyla kırgınım ne tamamen iyiyim ne bir şeylerden vazgeçebiliyorum ne de yeniden başlayacak kadar güçlü hissediyorum sanki hayatın ortasında durmuşum ve herkes bir yerlere yetişirken ben içimde kaybettiğim bir şeyi arıyorum
Belki de insanın en ağır yükü kendi kalbidir çünkü kalbinden kaçamıyorsun onu susturamıyorsun ona başka bir şey düşündüremiyorsun ne kadar meşgul olursan ol gece olup da herkes sustuğunda yine onunla baş başa kalıyorsun ve o zaman bütün gün güçlü görünmenin hiçbir anlamı kalmıyor insan kendi içine döndüğünde ne kadar kırılmış olduğunu fark ediyor
Saat ilerliyor fakat uykum gelmiyor gözlerim kapanmak istiyor zihnim izin vermiyor her düşünce diğerini doğuruyor ve ben bir düşüncenin içinden çıkamadan başka bir düşüncenin içinde buluyorum kendimi bazen insanın en büyük cezası hatırlamak oluyor unutmak istediklerini daha çok hatırlamak ve susturmak istedikçe içinden daha yüksek bir sesle konuşmaları galiba bazı yaralar kapanmıyor yalnızca insan onlarla yaşamayı öğreniyor fakat ben henüz öğrenemedim belki de bu yüzden bu kadar yoruldum
Yarın yine kalkacağım yine insanlarla konuşacağım yine güleceğim belki kimse bu gece içimde ne olduğunu anlamayacak çünkü insan bazen en büyük acısını bile normal bir yüz ifadesinin arkasına saklayabiliyor kimse bilmeyecek ruhumun ne kadar daraldığını kimse bilmeyecek gecenin kaçında tavana bakıp hayatımı baştan sona düşündüğümü kimse bilmeyecek hangi anıda durduğumu hangi cümlede kırıldığımı hangi ihtimalde kaybolduğumu
Ve belki sabah olduğunda bütün bunlar biraz hafifleyecek fakat gecenin insana öğrettiği bir şey var bazı düşünceler sabah olmadan susmuyor bazı yorgunluklar uyuyarak geçmiyor bazı kırgınlıkların ilacı zaman bile olmuyor insan yalnızca bekliyor kendi içinde sessizce bekliyor bir gün içindeki ağırlığın azalmasını bir gün geçmişi düşünürken canının eskisi kadar yanmamasını bir gün aynaya baktığında kendisine yabancı hissetmemeyi bekliyor
Ben de bu gece yalnızca bekliyorum gözlerimi kapatıp zihnimin susacağı o anı bekliyorum belki uyurum belki yine sabaha kadar düşünürüm bilmiyorum ama bildiğim bir şey var insan bazen gerçekten yorulmuyor sadece çok fazla şeyi içinde taşıyor ve ben bu gece sırtımda görünmeyen bir dünyanın bütün ağırlığını taşıyorum ruhum daralıyor üstümde tarif edemediğim bir yorgunluk var ve gecenin en acı tarafı da şu ki insanın en çok uyumak istediği zamanlarda bazen en fazla kendi hayatıyla uyanık kalması gerekiyor
Ahmet Hamdi CeylanKayıt Tarihi : 28.08.2026 23:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!