Dal kırıntısı Şiiri - Ergün Bektaş 2

Ergün Bektaş 2
1

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Dal kırıntısı

Ve öyle bir dünya isterdimki
hiç bir çocuk yalın ayakla yürümesin
hayatın dikenli yollarında,

Ve şapkadan tavşan çıkaran sihirbazlar gibi
mutluluklar çıkartayım acı dolu heybemden
ve sokaklarda karşılaştığım insanlara dağıtayım
birde yanına tebessümler ekliyeyim
kalbi yaralı hayat yorgunu bütün kırgınlara
yeniden yaşama hevesleri dağıtayım istiyorum,

Ağaçlardan düşen dallar yere düşünce kırılırya
hani kırıntı sesi gelirya kulağa
bütün dal kırıntılarını yeniden
yeşertmek istiyorum,

Savaşları durdurmak istiyorum
hiç bir çocuk üşümesin evsiz barksız ve giysisiz,
Silah sesleri olmasın bir çocuğun sabaha uyanışında,
Ve bütün çocuklar annesinin bağrında uyusun ve uyansın istiyorum,

Birileri tıka basa yerken
öteki aç kalmasın
adaletli bir dünya istiyorum,

Öyle bir sevgi istiyorumki
içinde ihanet olmasın
içinde hayat olsun mutluluk olsun
acılardan tükenen yürekler olmasın
vazgeçmek olmasın
seveni sahiplenenler olsun istiyorum,

Bir dal kırıntısı gibi
sahipsiz yalnız ve çaresiz kalmışsa tek taraflı seven
onu o acılara boğanlar mutlaka ama mutlaka
ayrılığın verdiği acıyı tatsın istiyorum,

Ve yemyeşil kırlar olsun umudunu yitirmiş insanların kalpleri,
Meyveler versin ayazdan üşümüş bağlar
ve yeniden yüzleri gülsün hayattan soğutulan insanlar,

Belki bir hayeldi senle benim vuslata erişimiz
düşmandan değildi
bu ayrılıkla uzak kalan ellerimiz,

Ve yeniden bahar gelsin çiçekler açsın sahralarda terk edilen üzgün kalplerimize,

Acaba kulağına fısıldıyormu rüzgâr
seni nasıl özlediğimi
geceleri hayelimin sıcaklığını hissettinmi
sıcak haziran ayında soğuk bir gecen oldumu
bensizken,

Hiç düşündünmü
kör bıçakla lime lime ettiğin bu kalbin halini,

Ve yarımlara sarılan nice sevdalar
sahiplerini arayacak mahşerde
sen varken bizim sevdamız mahşerde bile ayrılığın mızrağıyla delik deşik olacak,
çünkü bizim aramızda sadece sen vardın
sen götürdün benim narin kelebeğimi benden
sen bıraktın bizi uçurumlardan aşağı
dilsiz sevdamızı sen öldürdün hoyratça,

Kimbilir daha kaç ağaçtan kaç dal kırılıp
yerlere düşecek
ben seni ağaç bildim dalın oldum
ne güzel yeşermiştim önce tomurcuklandım
sonra yapraklandım
ve sonra çiçeklendim
sen dolu olup hep bana yağdın kırdın beni
kırdın sevdamızı
ayırdın ellerimizi bedenimizi
kirlettin masum sevgimizi
değdimi diye sormadım hiç
sormamda
ama ben hiç unutmayacağım bu kalp kırgınlığını,

Ve yinede haykırıyorum
mutlu olmak için hiç kimseyi mutsuz etme
bu hayat hiç kimsenin ahını alacak kadar uzun değil,

Ergün Bektaş 2
Kayıt Tarihi : 8.06.2026 20:05:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
ÖNCEKİ ŞİİR
SONRAKİ ŞİİR
Hikayesi:


Şiir yazar Ergün bektaş

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!