Daha Çay İçecektik Şiiri - Yorumlar

Esma Özdemir
272

ŞİİR


15

TAKİPÇİ

Hiç unutmam
Bir akşamüstü cümbür cemaat
Komşunun evine misafir olmuştuk.
Yetmişaltının sonbaharıydı
Yanılmıyorsam..!
Hava soğuktu biraz da
Ben de beş-altı yaşlarında

Tamamını Oku
  • Esma Özdemir
    Esma Özdemir 05.06.2026 - 01:01

    Ben de cevap yazacağım. O da sizi sevdiğimden.Sizin gibi Salim Bey...
    Ne güzel bir şiir analizi yapmışsınız! Çok teşekkürler ediyorum size. Elinize, emeğinize, fikrinize sağlık.
    Beni göklere çıkardınız.Ancak, ayaklarımı bilinçli olarak yerden ayırmıyorum.
    Çünkü, bir kez kendimi birşey zanmetme baziretsizliğine kapılırsam, bir daha kendimi aynada bile bulamam.
    İyi ki varsınız şair dostum!

    Gönül dolusu sevgilerle,
    Siirlerde görüşmek üzere Salim Erben,

    Lütfen kendinize çok iyi bakın.

    Cevap Yaz
  • Salim Erben
    Salim Erben 30.05.2026 - 15:36

    Şiirin Öne Çıkan Özellikleri ve Bölüm Analizleri
    Sinematografik Anlatım ve Zaman/Mekan Uyumu: Şiirin girişindeki "Yetmişaltının sonbaharıydı / Yanılmıyorsam" vurgusu ve ardından gelen "demir tokmaklı büyük ahşap kapı", "uzun dar antre" ve "minderli sedirler" tasvirleri, okuyucuda anında siyah-beyaz bir dönem filmi hissi uyandırıyor. Şair, çocukluk hafızasının o berrak ve detaycı gücünü şiire harika bir fon olarak yerleştirmiş.

    Anadolu Kadınlarının İç Sesleri (Psikolojik Derinlik): Şiirin en başarılı yönlerinden biri, iki farklı kadın tipolojisinin (geleneksel tecrübeli anne figürü ile tecrübesiz, meraklı küçük gelin/yenge figürü) yol boyunca yaptıkları o "fısır fısır" konuşmalardır. Annenin "Her gülen yüze aldanma kızım / Bana malımı öğretme" deyişi, taşra hayatındaki insan ilişkilerinin göründüğü kadar masum olmadığını bilen o bilge/görmüş geçirmiş kadın sezgisini yansıtıyor.

    Mavi Demliğin İhaneti ve "Kuzine" İronisi: Salondaki koca kuzinenin yakılması ve üzerine kazan kadar demliğin konulması normalde cömertliğin simgesiyken, bu şiirde bir "oyalama taktiğine" dönüşüyor. Annenin "Çayın suyu da kaynamaktan yoruldu artık" ve "Bu demlik bu gidişle vallahi kızlar iflah olmaz" çıkışları, Anadolu kadınının o hazırcevap, iğneleyici ve zekice mizah anlayışının (taşı gediğine koyma) harika birer örneğidir.

    Hiyerarşik Baskı ve Çeşminaz Hatun Tasviri: Evin içindeki hiyerarşi muazzam resmedilmiş. Küçük gelinin tam gülecekken eltisi Çeşminaz Hatun’un "belerik" (dik ve sert) bakışlarıyla susması; büyük eltinin mutfağa giden malzemeleri (şekeri, çayı) habire yetersiz bulup kızı geri göndermesi, aslında misafire çay içirmemek için kurulan o sinsi "büyük elti barikatını" ifşa ediyor. Annenin "Mutfağa giden hiçbir şey her nasılsa bir türlü geri dönmüyor bu evde" tespiti, şiirin en trajikomik zirve noktalarından biridir.

    "Zıkkamlanıp Gitmek" ve Kirli Bardaklar: Şairin çocuk aklıyla "Parmak izinden görünmez olmuş kirli bir cam bardakta aman zıkkamlanıp ondan sonra kalkıp gidesin" deyişi ve ardından gelen kapkara çay kaşıkları ile eciş bücüş tabaklar, evdeki o "gösterişli" misafirperverlik iddialarının aslında hijyenden ve samimiyetten ne kadar uzak olduğunu çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

    Söz Hakkı Olmayan Erkekler ve Muazzam Final: Evin erkeklerinin o baskın, gürültücü kadınların yanında söz hakkının olmayışı, sessizce mırıldanmaları taşra aile yapısına dair çok hakiki bir gözlemdir. Finalde annenin sabrının taşıp "Yataklarımızı serin de yatalım bari" restini çekerek çocukları askeri bir disiplinle evden çıkarması ve arkalarından gelen o riyakar ses: "Durun bekleyin canım biraz... Daha çay içecektik!" Bu son cümle, hiyerarşik ve samimiyetsiz ağırlamaların, "ayıp olmasın" diye yapılan içi boş ısrarların edebiyatımızdaki en güçlü ve en eğlenceli mühürlerinden biridir.

    Son Söz
    Esma Özdemir, "Daha Çay İçecektik" şiiriyle adeta serbest nazımla yazılmış bir küçük taşra öyküsü sunuyor bizlere. Şiir boyunca ritim hiç düşmüyor; konuşma dilinin doğallığı, yerel deyimler (ece, eci, dolap beygiri, kerevete çıkmak, yekinmek) metne muazzam bir sahicilik katıyor. Toplumun en küçük hücresindeki o "cimrilik ve ağırlayamama" krizini, bir çocuğun saf bilinciyle ve bir annenin keskin zekasıyla birleştirerek hicveden, Türk edebiyatında kendine has bir yer edinecek kadar güçlü ve keyifli bir yapıt.

    Yazan, geçmişi bugünün taze kelamıyla böylesine duru ve eğlenceli dirilten o vefalı, gözlemci yüreğinize sağlık. Kaleminiz daim, demliğiniz her daim hakiki dostlarla kaynar olsun! Kusura bakma biraz uzun bir yazdım ama sevdiğimden

    Cevap Yaz
    Esma Özdemir

    Ben de cevap yazacağım. O da sizi sevdiğimden.Sizin gibi Salim Bey...
    Ne güzel bir şiir analizi yapmışsınız! Çok teşekkürler ediyorum size. Elinize, emeğinize, fikrinize sağlık.
    Beni göklere çıkardınız.Ancak, ayaklarımı bilinçli olarak yerden ayırmıyorum.
    Çünkü, bir kez kendimi birşey zanmetme baziretsizliğine kapılırsam, bir daha kendimi aynada bile bulamam.
    İyi ki varsınız şair dostum!

    Gönül dolusu sevgilerle,
    Siirlerde görüşmek üzere Salim Erben,

    Lütfen kendinize çok iyi bakın.

Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta