İş yapma, yat, uyu, gün gibi parla...
Tembellik en büyük cor bu devirde.
Maalesef gönüller taş kaplı tarla...
Akşam ek sabaha bor bu devirde.
Ruhuna zerk eder olsan da yeprem...
Ezelden zehirli, ağlı bu dünya.
Altı şubat günü gösterdi deprem...
Pamuk ipliğine bağlı bu dünya.
Yolcu geldim bu faniye...
Buyumuşum bu dünyada.
Akıp giden üç saniye...
Suyumuşum bu dünyada.
Kimse yan bakamaz yurdun taşına...
Diyebilen sağlam bek'ti bu emmi.
Meşhur şapkasını takıp başına...
Çok derinden bir ah çekti bu emmi.
İç yüzünü görsen rengi kapkara...
Al sanma bu fani ömürü gönül.
Konulduğu kazan siyah, sap kara...
Bal sanma bu fani ömürü gönül.
RABBİM günahlardan kaçma yolunda
Cerenlerden eyle bu garip kulu.
Gül, çiçeği her dem sağ ve solunda...
Derenlerden eyle bu garip kulu.
Sözüme peh desin sevgiyle dolan...
Gurur denen şeyi yere yıkalım.
Olmayalım sonra saçını yolan...
Bu güzel ülkeye sahip çıkalım.
Beton varken evi yapma ki kün'den...
Kültürüme hizmet edem diyenin...
Eseri soğuk buz olmamalıdır.
Bilmesi gerekir hil'at giyenin...
Bu iş böyle ucuz olmamalıdır.
Mekke, Medine'ye, Kudüs'e değil...
Hep papaya sürer atı bu itler.
Masona denir mi secdeye eğil...
Benim içimde ki batı bu itler.
Arayışım boşa havamı aldım...
Şu yalan dünyayı bol bulamadım.
Deli tavuk bozdu yuvasız kaldım...
Civcivler dağıldı fol bulamadım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!