Çözülüş Şiiri - Özcan İşler

Özcan İşler
676

ŞİİR


64

TAKİPÇİ

Çözülüş

Sessizce çekildi surların millî muhafızları,
Karanlık bir gecede, upuzun bir uykunun koynunda.
Asırlık çınarın kökleri söküldü birer birer,
Limanlar, fabrikalar, koca bir telekom...
Sanki bir ülkenin can damarları kesildi uluorta.
Neden boşaltıldı devletin ihtiyat akçesi, nereye gitti altın rezervleri?
Geleceğimiz rehnedilirken Londra mahkemelerine,
Otuz yıllık prangalar vurulurken dövize endeksli yollarla yarınımıza,
Görünmez bir el, üretimi bu topraklardan sildi.
Çünkü köleleştirmenin ilk şartı, cüzdanı boşaltmaktır;
BOP’un çarkları finansal zincirlerle dönsün diye.

Oysa bu topraklar bereketti, asırlık bir uyanıştı,
Kendi kendine yeten yedi ülkeden biriydi bu vatan!
Şimdi tarlalar boş, ahırlar sessiz, köyler bomboş kaldı;
Yabancı şirketlerin kısır tohumlarına mahkûm edildi köylü.
Müjdeler fısıldarken petrol, gaz ve nadir element yatakları,
Neden daha çok bağlandık dışarıya, neden faturamız katlandı?
Çünkü gıda egemenliğini kaybeden bir kale, içeriden düşer;
Plan, tarladaki başağı kurutup, mutfakları küresel tekellere bağlamaktır.

Ve sonra...
Açıldı kalelerimizin o aşılmaz kapıları,
Dış işleri bürokratlarından saklanan o gizli, o baş başa görüşmelerde feda edildi vatan!
Açık kapı politikasıyla, sınır namustur diyen o kadim yemin çiğnendi.
Genç erkek kafileleri akın akın geçti hudutlardan;
Afghan, Paki ve kimliksiz milyonlar...
Neden göz yumuldu bu sessiz istilaya, bu planlı akına?
Kendi evinde parya edilirken bu ülkenin asil evlatları,
Neden değiştirildi bu kadim coğrafyanın demografik yapısı?
Çünkü homojen bir ulusu parçalamak zordur;
Ulus devleti eritmek, haritaları yeniden çizmek gerekir Ortadoğu’da.

İşte tam bu şafakta, bir milletin can damarı, adaleti kurudu;
"Mülkün temeli" yazan o kutsal duvarlar tek tek un ufak oldu.
Anayasa hükümleri ayaklar altında çiğnendi alkışlarla,
Bağlı olduğumuz AİHM kararları fırlatılıp atıldı tozlu raflara.
Hukukun sustuğu gri sokaklarda, mafya ve uyuşturucu baronları taht kurdu;
Hesap soracak savcılar, sığınılacak mahkemeler birer birer susturuldu.
Çünkü adaleti prangalanmış bir halk, hakkını arayamaz;
Çünkü hukuku felç edilmiş bir devlet, haksızlığa karşı duramaz.

Aynı karanlık el, mekteplerimizin kapısına dayandı sessizce;
Aydınlık yarınları müjdeleyen laik eğitim, sökülüp atıldı sistemin kalbinden.
Akıl ve bilim sürgüne gönderilirken kendi öz yurdunda,
Üniversitelerin kalitesi düşürüldü, kürsüler liyakatsiz ellere teslim edildi.
Tarikatlar ve cemaatler holdingleşip kuruldular körpe zihinlerin tahtına;
Ortak akıl dışlanırken, bu toprakların en yetişmiş beyinleri göç etti uzaklara.
Neden cehalet kutsandı, neden karartıldı geleceğin meşalesi?
Çünkü sorgulamayan, dogmalarla büyüyen nesiller,
BOP’un çizdiği o boyunduruk altına en kolay girenlerdir.

En sonunda devletin asırlık taşı, sütunu, kemeri hedef alındı;
Yok edildi o kutsal denge, o kadim denge-denetleme sistemi.
Tek bir adamın iki dudağı arasına sıkışırken koca bir ülkenin kaderi,
Neden kaldırıldı kuvvetler ayrılığı, neden indirildi tabelalardan o kutsal iki harf: T.C.?Neden silinmek istenir her yerden Atatürk’ün adı?
Askeri okullar, askeri hastaneler kapatıldı bir gecede,
Hesabı verilmezken vergilerin, bir Varlık Fonu kuruldu sorgudan uzak ve gizli;
Liyakat yerini sadakate bıraktı, karanlık güçler yerleşti devletin kalbine.

Tüm bu "Neden"lerin ardında tek bir imza, tek bir karanlık senaryo var:
Büyük Ortadoğu Projesi işliyor saat gibi!
Bir ülke, kendi kurumlarıyla, kendi eliyle çözülüyor;
Emperyalizmin o kanlı tırnakları,
Bu toprakların geleceğini parça parça koparıyor.

Özcan İşler
26 Ağustos 2026 Ankara

Zafere giden yolda
Büyük taarruz'un
104'inci yılı kutlu olsun.
26 Ağustos 1922

Büyük işleri yalnız büyük milletler yapar.
K. ATATÜRK

Özcan İşler
Kayıt Tarihi : 26.08.2026 15:39:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!