aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Çocuktum ben eskiden ve bilmediğim ne çok şey vardı. Öğrendikçe mutsuzlaştığımı bilmiyordum mesela. Umutlarımı kaybetmeye başlamıştım iyi şeylerin olacağına dair. Öğrendikçe oluyordu bunlar. Mesela eskiden denizin gerçekten köyümüze geleceğine inanırdım; oysa dağ eteklerinde kurulmuş bir yerleşim yerinin yeterince uzak olduğunu denizlerden sonraları öğrendim... Deniz gelmiyordu o zaman ben gitmeliyim dedim sevgilime kavuşmalıyım. Aşkta gurur olmaz deyip hem yeni şeyler öğrenmek için hem de sevgi ...



