'Babamın gözleri, deniz mavisi.........'
Çok cömertti benim babam
Adından belli Ali Ekrem
Rahmetli öğütlerdi her zaman
“Siz siz olun, gittiğiniz yere
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bugün 21 Haziran 2015.
Gece ile gündüzün eşitliği gibi anne ile babanın da kadir ve kıymetinin hakkaniyetle anıldığı gün.
Yaşayan babalarımıza sağlıklar ve selametler, Hakka kavuşanlara rahmetler diliyoruz.
BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN.
baba insanın arkasındaki dağdır kızların ilk sevğilisi görmek istediği mutluluktur baba bir başkadır harika yazmışsınız hocam sayğılarımla
Tebrikler Üstadem!
Anne ve babalar bir insanın en aziz varlığıdır. Onlar için ne yazılsa yine azdır. Rahmete kavuşan bütün anne ve babalar ile birlikte babanıza gani gani rahmetler diliyorum.
Kaleminiz daim olsun.
100+heybem.
Sevgiyle..
Sonsuzluğa göçenleri unutmak olası değil.Hele de kaybettiklerimiz en yakınımızdakiler olursa!
Sayın GERMENLİLER'in bu şiiri yazarken hangi güçlükler içinde olduğunu biliyorum.
Çünkü şiirin olanakları ölçüsünde 'Baba'yı anlatacak şekilde başat duyguları seçmek ve şiire yüklemek kolay değil.
Hadi bize babanızı anlatınız,şeklinde sorulu bir kompozisyon ödevi verilseydi,kalem özgürlük ortamında sayfaları doldururdu.
Sonunda kızın şair oldu,muştusunu vermek bile başlı başına bir şiir.
Babalar Günü,yıl dolanıp geldiğinde bu şiir tazeliğini koruyarak okunacaktır mutlaka.
Acaba,bir sonraki yıl yeni eklentileri olacak mıdır dizelerin?
En iyisini şairi bilir.
Şimdi ışık içinde uyuyordur CÖMERT BABA...
Bu şiirdeki Ses'i alnından öperek ,bir yıl sonrasına değin gözlerini açmadan uyuyordur.
Kutluyorum Efendim.
Mekanı cennet olsun.Ne götürelir ki insanlar öteye bu dünyada verdiklerinden başka?...Ne güzel tanımlamışsınız babanızı ve ne de güzel armağanlar götürmeyi planlamışsınız buluşma vaktinde. Ama Allah gecinden versin.Gerçek mekan zaten orası.Ne mutlu bunun bilincinde olanlara...Kutladım tam puanla ve sevgiyle...
Kimden : Hasan Korkut (Bay, 56)
Kime : İnci Germenliler 1
Tarih : 19.06.2011 11:56 (GMT +2:00)
Konu : Yn: babalar gününüz kutlu olsun.......
Bilmukabil İnci hanım,
ben de; hem sizin
babalar gününüzü
hem de şiirinizi kutluyorum.
Selamlar...
Kimden : Naime Özeren 1 (Bayan)
Kime : İnci Germenliler 1
Tarih : 19.06.2011 11:57 (GMT +2:00)
Konu : Babaların bir kez dedelerinse katmerli olarak kutluyorum günlerini
Değerli şiir dostum,
Sevdiklerimize içten duygularımız bir güne sığar mı hiç? ...Elbette onlar her an özümüzde.Sevgilerinin yerini hiç bir şey alamaz. Bu vesile ile aramızdan ayrılan sevgili babalarımızı rahmet ve şükranla anıyor, BABALARIN BİR KEZ, DEDELERİNSE KATMERLİ OLARAK BU ÖZEL GÜNLERİNİ KUTLUYORUM.
Günün armağanı:Sayfamda efendim, kahvenizle birlikte...
BABAMIN ARDINDAN...
Aradan geçen onca yıla rağmen
Rüzgâr, kokunu getirir uzak iklimlerden
Güzel gözlerin düşer gönlüme,
Yorgun / sevecen
Uzanıp öpmek isterim, nasırlı ellerinden
Hep, son duruşun takılır belleğime;
“Nerde kaldın?
Neden daha erken gelmedin, neden? ”
“Ahhh! Bilebilseydim canım babam,
Durur muydum gelmeden?
Neden söylemedin, nedeeen? ...”
Zamansızdı gidişlerin,
Kaçar gibi, hep ben uyurken
Uyumamak için biber sürdüm gözlerime
Başında beklerken
Ya yine ben uyurken gidersen…
Son dersini verdin gitmeden;
Yolculuk vizesi onaylanınca
Bekletilmezmiş ki yolcular son istasyonda
Yolcu yolunda gerekmiş
Gitmeliymiş meğer davet edilen...
Haziran 2010
Kimden : Ömer Çetinkaya Congeri 1 (Bay, 65)
Kime : İnci Germenliler 1
Tarih : 19.06.2011 16:01 (GMT +2:00)
Konu : Babalar gününüz kutlu olsun
AHHH BABAM GÜNÜN KUTLOLSUN
On dokuz haziran, hemen her sene,
Babalar gününüz, kutlu olsun baba! .
Her zaman titrerdin, sen üstümüze,
Babalar gününüz, kutlu olsun baba! .
& & &
Her isteğimize, hayır demedin.
Bizi doyurmadan, yemek yemedin.
Bizden olmayacak, iş istemedin.
Babalar gününüz, kutlu olsun baba! .
& & &
Sevgiyi saygıyı, senden öğrendik.
Ne kadar yük olsa, güçlüğün yendik.
Senle karanlığa, doğan bir gündük.
Babalar gününüz, kutlu olsun baba! .
& & &
Hep senin gözünde, biz çocuk kaldık.
Elde olanımız, hep senden aldık.
Senin bilgin ile, öğrendik doluk.
Babalar gününüz, kutlu olsun baba! .
& & &
Ahlâkı adabı, öğreten sensin.
Geceme mehtapsın, gündüze günsün.
Çocukların senin ile öğünsün.
Babalar gününüz, kutlu olsun baba! .
& & &
Congeri’yim yedi, çocuk babası.
Hiç olurmu? Babaların kabası.
Her yavrunun, yürektedir dahası.
Babalar gününüz, kutlu olsun baba! ...
& & &
Ömer Çetinkaya
Congeri
19.Haziran.2011
Şiirinizi okurken epeyce hüzünlendim,Yüreğinize sağlık,güzel ama hüzünlü bir şiir okudum.Ölenlere rahmet kalanlara sağlık nasip etsin yaradan.Saygı ve sevgilerim size olsun.Anrolojime aldım,yüzünüzde gülücükler eksik olmasın.
Hanım kardeşim,Paylaşımınız için çok teşekkürler, engüzel hediyeyi sunmuşsunız. Vefalı yüreginizi kutlarım. Allah cümlesine rahmet etsin. Selamlar... İremede.
Bu şiir ile ilgili 12 tane yorum bulunmakta