Coğrafyamızın içine eden Tanrı mıydı?
Yoksa onu yanlış anlayan budalalar mı?
Kaburgaları çıkmış çocuğun neredeydi Tanrısı?
Gözyaşları sel olanların yüceltileri!
Nerelerdeydiler?
Kıyanların,zalimlerin yanında görenler olmuştu;
O'nu...
Ee bu da bir kötülük sayılmaz mıydı?
Yoksa Tanrı da mı aldanmıştı kör şeytana?
İnsanları uzaklaştırmaya çalışırken...
Kaburgaları sayılan çocuk ağlıyordu.
Her şeyi gören ve işiten(!) :
Bunu da mı görmüyordu?
İyilik ve adaleti yaradan(!)
Neredeydi?
Kaburgaları sayılan çocuk sorguluyordu...
Hani Tanrı,hani adalet;
Annem,babam,kardeşlerim...
Soğuk ölüme verdiği her şey.
Neredeydi?
Belki vaadedilen yerlere;
Belki ise derin boşluğa feda etmişti;
Onları...
Ağladıkça kayboluyor:
Kayboldukça ağlıyordu...
Hiç gören olmamıştı Tanrı'nın yüzünü.
Açlık ve ölüm dışında hissetmemişlerdi,
O'nu...
Bir kere dahi hediye almamıştı,
Kutsal yaptığı günlerde...
Kimse görmemişti,duymamıştı,
Şahit dahi olmamışlardı.
Sadece ismi vardı:
Filistin'de bomba,Ortadoğu'da kaos;
Bizim buralarda da açlık diye...
Ağlayan çocuğun gözyaşını silen bir Tanrısı olmasını isterdi.
Kanımca...
O ise hep bomba yağdırıyordu;
Sütunsuz havada tuttuğu gökyüzünden.
Ve ağlatıyordu çocukları.
Yetim bırakıyordu doğuştan...
Afrikalı çocuk çok zayıflamıştı.
Annesini görmüştü önceki düşünden...
Gözyaşına boğulmadan,
Aldı annesi alan ölüm onu da.
Ve götürdü derin boşluğa...
Dilinde tek bir söz vardı bu zayıf çocuğun:
'' Eğer varsa Tanrı;
O'nun benden af dilemesi lazım''...
07.05.13-Mazlum Sergisi
Kayıt Tarihi : 13.5.2013 17:28:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
''Herkes Tanrıya inanır; Fakat Tanrı sadece premıumları korur''

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!