Ansızın dalarım yalnızlığa
Neler yok ki karanlıkta! !
Hele karanlığın ardındaki ışıkta
Onları seyreylerim hayretle.
Çocuklar ne kadar sevinçli
Yaşadıkları günden bihaberler
Koşuyorlar pervazsızca deli-dolu
Ne hüzünler kurtarır seni
ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi
ve ne de acının ses duvarındaki
yorgun ve bıkkın bekleyişler
Acılar karartmışsa bile günlerin duvağını
Devamını Oku
ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi
ve ne de acının ses duvarındaki
yorgun ve bıkkın bekleyişler
Acılar karartmışsa bile günlerin duvağını




Bizim düşlerimiz vardı,
Çocukluğumuzun evcilik oyunlarında kalan.
Çiçekli basmadan perdeli evlerimiz,
Taze kavrulmuş leblebilerden, nohut yemeğimiz,
Sokak çeşmesinin tatlı suyundan çorbalarımız,
Elma şekerlerimiz, leblebi tozlarımız...
Bir de, küçük kadın yüreklerimizi,
Telli plastik arabalarıyla çiğneyen
Afacan kocalarımız...
Mahsuscuktan komşular,
Mahsuscuktan kocalar,
Mahsuscuktan çocuklar,
Mahsuscuktan bir dünya...
Neolurdu ki hep o dünyada kalabilseydik...beni nerelere götürdün offf...
Tebrikler...Yüksel Özbek
Sevgiler...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta