Zaman zaman,
küçük adamların
büyük gölgelerinin oluştuğu diyarda
Yedi katlı bir apartmanın
gölgesi altında
Uslansana, acım benim, dinlenip dursana artık.
Akşam gelse derdin hep; geldi bile Akşam; bak, işte:
Bütün kenti kapkara örtüsüyle sarar karanlık,
Kimine kaygı salmış, kimineyse mut getirmiş de.
Ölümlü kalabalık, dışardaki pis kalabalık
Devamını Oku
Akşam gelse derdin hep; geldi bile Akşam; bak, işte:
Bütün kenti kapkara örtüsüyle sarar karanlık,
Kimine kaygı salmış, kimineyse mut getirmiş de.
Ölümlü kalabalık, dışardaki pis kalabalık
Şiiriniz, günümüzü nasıl da güzel anlatıyor. Ama herşey bitmiş değil. Çevreye duyurlı olursak. Belki çocuklarımız, torunlarımız bir süre daha su birikintileri görebilir. Duyarlı yüreğinizi kutluyorum.
Zaman zaman,
küçük adamların
büyük gölgelerinin oluştuğu diyarda
Yedi katlı bir apartmanın
gölgesi altında
Saçı başı ağarmış,
üstü başı pak bir dede gördüm
yaşı altmış civarında
Ama en az
iki altmışı devirmiş
bir eda vardı duruşunda
..
Gençliğini
apartmanlar arasında yitiren dede
çocukluğunu yaşasın diye,
torununu bırakıvermişti
bir tenekelik
bu su birikintisinin kıyısına
Belki de
küçükken,
oynadığı dereler gelmişti aklına
Torun ayaklarıyla vurunca suya
Sular sıçrıyordu çocuğun
kısa beyaz çoraplı ayaklarına
Çocuk vuruyordu suya
Sular sıçrıyordu
çocuğun yeni giydiği mintanına
Aldırmıyordu büyükbaba
Çocuk yavaş yavaş bulanıyordu
çamur deryasına
Haykırdı balkondan büyük ana
canhıraş çığlıklarla
-İhsaan! Duru’nun üstü kirleniyor, baksana!
Duru’yu oradan alsana!
Duymuyordu büyükbaba
Duymak istemiyordu aslında
Belli ki kendi çocukluğunu görüyordu
sıçrayan sularda
ve torununun sevinç çığlıklarında
Çünkü
torununun tebessümü vardı
dedenin dudaklarında
Bakıyordu torununa büyük baba
mutlulukla...
filozofça..
Çocuk vuruyordu suya
Çocuk vuruyordu suya
Çocuğun
ve dedenin mutluluğu sıçrıyordu
çocuğun üstüne başına
Baktım ki
lanet okuyor gözleriyle büyükbaba
Dereleri, gölleri..
bulutları kurutan
ve bu gökdelenleri diken uygarlığa.
Çok güzel bir şiir olmuş.
Okuyanı içine çekiyor.
Yüreğinize sağlık olsun.
Selamlar.
Leman Subaşı
Belki de kendi çocukluğunu görüyordu
sıçrayan sularda
ve torununun sevinç çığlıklarında
Çünkü
torununun tebessümü vardı
dedenin dudaklarında
Bakıyordu torununa büyük baba
mutlulukla...
filozofça..
Çocuk vuruyordu suya
Çocuk vuruyordu suya
Çocuğun
ve dedenin mutluluğu sıçrıyordu
çocuğun üstüne başına
Baktım ki
lanet okuyor gözleriyle büyükbaba
Dereleri, gölleri..
bulutları kurutan
ve bu gökdelenleri diken uygarlığa.
………….***……….
Değerli Dostum,
Şiirinin değerlendirmesine İsim seçiminden başlamak istiyorum.Hem çocuğun ismi, hem dedenin ismi şiirde anlatılan karekterlere ve şiirin ana duygusuna çok denk düşmüş. Ve şiirin temposu, akıcılığ yukarıda seçerek aldığım ana duyguyu vermeye başladığın bölümde doruğa ulaşmış.
Olayın başında böyle bir ana duyguya götüreceğini hiç hissetmemiştim.Belki de bu şiiri bana sevimli ve güzel gösteren bu duyguyu başarı ile saklaman olmuştur.
Tebrik ediyor, tam puanımla kutluyorum.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta