Her çerpınışta biraz daha yutuyordu bizi yalnızlık
Ve biz her defasında arayıp buluyorduk celladımızı dumanlı ve loş barlardan
Bitkin ve sarhoş fuhuş sabahlarında
Bir kez daha itiliyorduk yalnızlığın kör kuyularına
İçimizdeki vahşi hayvan biraz daha semirilip, serpiliyordu
Ağzında kanlar, parlak kocaman gözleriyle
Bir sonra ki av için daha bir usta, soysuz ve pervasızlaşıyordu
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




harika bir anlatım..tebrikler..Sn KONAR
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta