Her çerpınışta biraz daha yutuyordu bizi yalnızlık
Ve biz her defasında arayıp buluyorduk celladımızı dumanlı ve loş barlardan
Bitkin ve sarhoş fuhuş sabahlarında
Bir kez daha itiliyorduk yalnızlığın kör kuyularına
İçimizdeki vahşi hayvan biraz daha semirilip, serpiliyordu
Ağzında kanlar, parlak kocaman gözleriyle
Bir sonra ki av için daha bir usta, soysuz ve pervasızlaşıyordu
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




harika bir anlatım..tebrikler..Sn KONAR
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta