Dalgaların arasında kaybolmuş bir insan düşün; çırpınıyor, durmaksızın debeleniyor, ama her hareketi onu daha derinlere çekiyor. O, umutsuzca yüzeye çıkmak için mücadele ederken, karanlık sular onu soğuk bir kucaklamayla sarıyor. Çırpınışlar, çaresizliğin yankıları gibi, kulaklarında uğuldayan bir fısıltıya dönüşüyor. Umut, uzakta bir ışık gibi titrek ve soğuk; her uzanışında elinden kaçıyor, her çırpınışında daha da uzaklaşıyor.
Derin arzularımız, bizden koparılamayan bir lanet gibi ruhumuza işliyor. İstediğimiz her şey, bizi parça parça kemiren birer hayal kırıklığına dönüşüyor. Çırpınışlarımız, içimize işleyen bir acı, bir yara haline geliyor. Karanlık, ruhumuzu yutarken, çırpınışlarımız bizi sessizce boğuyor.
Sonunda, çırpınışlarımızın ağırlığı altında ezilirken, geriye sadece soğuk bir boşluk kalıyor. Bu boşluk, yavaş yavaş ruhumuzu ele geçiriyor. İnsanın en çok çırpınışları öldürür; çünkü umut ettikçe, arzuladıkça, çırpındıkça, daha da derinlere batarız. Ve o derinlikte, çırpınışlarımızın yankıları, ruhumuzun mezarı olur.
Ahmet Hamdi CeylanKayıt Tarihi : 15.12.2024 19:27:00
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!