Bizim bu yorgunluğumuzu alıp nereye koysak bilemedim
Nereye sığdırsak bu akşamın üstü bekleyişlerimizi
Kapı zillerinin gürültülerini, duvarlar ardındaki uğultuları
Türkülerimizi, şiirlerimizi, iç çekişlerimizi, kokusu kayıp çayımızı
Bizim bu ürkmüş sesimizi alıp nereye koysak bilemedim
Suskunlaşmış kızgınlığı, törpülenmiş kırgınlığı
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta