Çık gel sevgili Şiiri - Yağmur Gözlüm Ha ...

Yağmur Gözlüm Hasret
355

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Çık gel sevgili

Şehrime Gel Sevgili…
Şehrime gel sevgili…
Bir akşamüstü ya da bir seher vakti… Ne fark eder ki?
Gel işte; yarın başkaymış gibi, bugün bitiyormuş gibi,
Dünyanın son günüymüş gibi…
Bana en iyi gelebileceğin bir vakitte çık gel.
Tüm elbiselerini ser odama,
Gitmiyormuş gibi gel sevgili…
Gel ki bu beton grisi sokaklar,
Mavinin en deniz hâliyle boyansın.
Penceremdeki eski saksı fesleğen,
Sırf senin kokunu duydu diye uyansın…
Bak, fabrikaların dumanı bile başka tüter sen gelince;
Ekmek daha sıcak, su daha berrak olur.
Çünkü bizim olan ne varsa bu dünyada,
Bir senin gözlerinde yerini bulur, anlam bulur…
Gel sevgili…
Bir yağmur sonrası toprak kokusu gibi gel.
Bir çocuğun ilk gülüşü kadar temiz,
Bir annenin duası kadar içten gel.
Bir babanın merhameti gibi çal kapımı;
Adımı söylemeden bak gözlerime…
Hadi, çık gel sevgili…
Bir hazan vakti ya da zemheride gel, ne fark eder ki?
Gel işte; bir daha hiç gitmeyeceğin bir vakitte çık gel.
Ben sensizlikte üşürüm…
Yalnız ellerim değil,
İçimde ne varsa buz keser ardından…
Gel…
Ne bileyim işte, bir bahane bul da gel.
Mesela, “Yüreğini kaybetmişsin,” de,
“Bende mi kaldı?” diye sormaya gel.
Gel; ne olursa olsun, nasıl olursa olsun…
Hangi cümle tutarsa tutun bana, onunla gel.
Kapım da gönlüm de açık sana;
Bir adımın yeter… Sadece gel.
İstersen susarak gel,
İstersen ağlayarak…
Ama ne yaparsan yap,
Gel işte; bir bahaneye sığın da gel…
Çık gel şehrime yâr…
Bu şehir sensiz bir mezarlık gibi.
Gel de sol yanımdaki yangını söndür…
Gel de hasretin son bulsun artık…
Gel de beni benden al yâr; çünkü
Ben sensiz yarımım…
Şehrime gel sevgili.
Yarın çık gel.
Bırak her şeyi, “Bir bekleyenim var,” de gel.
Gel ki bu şehir adımlarınla anlam kazansın.
Gel ki bu şehir nefretim olmaktan çıksın.
Gel ki nefes alayım…
Sarıp sarmala beni;
Yüreğinle yüreğimi sar sevgili.
Ben sakallarına şiirler yazayım,
Sen saçlarıma şiirler oku.
Ben gözlerinin içine baka baka hülyalara dalayım,
Sen iki fincan kahve koy.
Koy ki kırk yıl değil,
Seksen yıllık hatırın olsun ömrümde…
Cebimde iki kişilik tren biletleri,
Yüreğimde memleket gibi bir hasret…
Sana anlatacaklarım var;
Hani o mapusluk gecelerinden kalma,
Hani hürriyete uyanan şafaklar gibi net…
Bir omzuna yaslansam geçecek sanki
İçimde yıllardır dinmeyen bütün sızılar…
Ve usulca sokulayım,
Vatanım bildiğim mavi yüreğinin en derin yerine…
Orada dinsin içimde kopan fırtınalar, kırgınlıklar.
Orada bütün yorgunluğum uykuya dalsın…
Gecikme sevgili… Çık gel.
Vakit daralıyor; ömür dediğin bir kıvılcım, bir nefeslik cân.
Gel ki bu devasa karanlığın ortasında
Yüzün yüzüme, ellerin ellerime, ruhun ruhuma değsin.
Aydınlansın ömrüm, aydınlansın dünyam…
Çık gel sevgili, çık gel…
Evren denen bu yeryüzünde bir seni bilirim,
Bir de sevdandan, hasretinden tükenen yüreğimi…
Vatanım diye bildiğim tek yer,
Başımı yaslamak istediğim omzun senin…
Dilekler, adaklar adamadım hiç bizim için belki ama;
Secdede alnımla Rabbimden istedim seni.
Allah şahit…
Ömrümü, gençliğimi feda edercesine sevdim seni.
Yakamozlu gecelerde yazdım sana tüm şiirlerimi.
Zikir zikir çektim tesbihlerde adını.
Dünya servetine değişmem “cân” deyişini seni…
Şafak vakti uykularım kaçtı,
Gelmeni bekledim.
Görmeliydin o anki çaresizliğimi…
Sesine, soluğuna hasret kaldım; kalbimi avuttum.
Yarama tuzlar bastı deli hasretin.
Kara zindan gibi geliyor yokluğunda evim bana…
Sevmek suçsa, bir tek sen yargıla,
Hatta infaz et beni…
Ölüm de güzel ellerinden.
Ama son bir kez sarıl bana, ne olur…
Kokuna hasret ölmek istemiyorum…
Çık gel sevgili…
Çık gel…

Yağmur Gözlüm Hasret
Kayıt Tarihi : 3.06.2026 07:53:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!