Çık gel kahveye hadi
Yeşil örtülü masa, deste kağıtlar
Dört kişiyiz, tamız kuruyoruz oyunu
Yancımız eksik, çayları söyleyecek,
Arayı bulacak, hakem olacak
Ki yancı herkesin başmisafiridir
Ailenin, en büyüğün koltuğudur
Çık gel kahveye oyalanma,
Sobanın alevi borulara tırmanıyor,
Sigaraların dumanı birbirine sarılmakta
Bir bardak çay, küp şeker, çay kaşığı
Üstü dumanlı, demli, sıcacık
Sen de seversin Van’lısın
Kahve Kızılırmaktır, Hasan Dağıdır, Çukurova’dır
Hemşerinin dili, ağızları burada
Çık gel kahveye, hızlı
Sohbet, dostluğun meyvesidir, ateşidir
Anlatırsın bana,
Siyaset karışmış Ankara’da, duydun mu,
Yine zam, yine yokluk,
Belediye bitiremedi hala kaldırımları
Oysa kaç gittik kaç söyledik muhtarla
Çamur dizimizde, çocuklar perişan
Hükümet değil biz dinleriz birbirimizi
Çık gel kahveye, haydi durma
Delikanlı gülmeceleri, ayıplı fıkralar
Küfürlü siyah üçlü, el bitmez
Ocakçı Samet nişanlısını düşünür
Köşedeki iki masa emekliler lokali
Bir iltifat, bir zarafet
Çık gel dostum
Zaman dostluk zamanıdır.
Kayıt Tarihi : 22.06.2026 10:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Dostun kahve daveti üzerine.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!