hükümsüzüm...
hüznümün ağdalanamayan sığlığında kayboldum
şimdi hüzün hüküm sürüyor, efendim.
bir zamanlar arnavut kaldırımlarını süpüren ince bir hüzzamı nakış nakış iğneleyen istanbul türkülerini ört üstüme
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




daha fazla şiiri vardı Ahmet Kırmızı'nın. onlar nereye gitti? arada soluklanmak için okuyorduk kötü olmuş çekilmesi eserlerin.
bunun dışında yadsıdığım bir konu var belirtmeden geçemeyeceğim. kendi şiirini beğenmese koymaz insan buralara. ama burada ayrıca beğenmek beni şaşırtıyor. kişi kendi şiirini neden beğenir bu sitede.
bizi süpüren hüzünlerin toplamıyız, yaralı ah'lar koşturuyor hiçbir yağmurun gizleyemediği ciğerimizin köşesinde!
Sırf bu yüzden yenilebilir bekleyişlerden bir yolculuğa çıkılırken kullanılan alfabeler!
ruha üflenmiş şiir örtmüş üstünü, yorgunsun, başka yolu yordamı da yok gözleri ve gülüşleri söküp atmanın, yeniden kanasın ki kalbin aklansın emeklerken sevgiyi öğrenmede!
Tavafa geç kalanlar, sürgüne en çok yakışanlardır!
Şiir dökülsün üzerine yoksa nasıl izahı olur Allah'a bağlanan bakışların...
Ciğerin dert görmesin abi
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta