Kaynanam, kayınbabam bizdeydi bu kez,
Sevinç doldu evim, eksik kalmadı söz,
Torun hasreti giderdiler sessiz,
Gülüşle ısındı duvarla kapı.
Yedik içtik birlikte, muhabbet koyu,
Gönüller dolandı, aktı çayın suyu,
Gülen yüzler gördü kalbimin boyu,
Evimiz bayramdı, her anı tatlı.
Ne var ki ayrılık kapıyı çaldı,
Bir pazar sabahı yüreğim daldı,
AŞTİ yollarında içim daraldı,
El salladı bana ana ile baba.
Gözlerim doluydu, söz boğazımda,
Ayrılık yük oldu omuzlarımda,
Samsun yolundan döndüm ağlamakta,
PTT Evleri’ne vardım arada.
Bir polis çevirmesi durmuş yoluma,
Tüm araçlar sıra, bakmaz hâlime,
“İn arabadan” dendi soğuk bir dil ile,
Ne soran oldu, ne hâl bilen bana.
Ehliyetimi aldılar, söz etmediler,
Bir sebep, bir kusur göstermediler,
Makbuzu yazıp da tutuşturdular,
Acımın üstüne bir acı daha.
Dedim ki “Acılıyım, ne olur anlayın,
Bir ikaz yetmez mi, biraz durun bakın?”
Genç bir bayan polis bakmadı yüzüme,
“Çek arabanı, güle güle” dedi bana.
Biz polisimizi candan severiz,
Lakin empatiyide onlardan dileriz,
Acılı insana yük mü ekleriz?
Merhamet de kural kadar gerekli.
Evet kurallara uymak şart elbet,
Kemer takmak haktır, buna yok sözüm,
Ama her durumda ceza mı gerek?
Bazen bir uyarı yeter insana.
Dostlarım dikkat edin yolda izde,
Kemeriniz takılı olsun sizde,
Ben yandım siz yanmayın bu trafikde,
Mahrumi der: İnsanlık kalsın özde.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 13:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



