Tanrılar, bizi kutsardı sarı papatyalar açtığı vakit baharında bu coğrafyanın ve ben, eski bir Kürdî lisandan kalma otuz üç âyetlik aşkın sûresini gözlerinin el-cezireh siyahında hatmederdim ki, gözünün kutsiyeti üzerine süryanî şarabı içen bir hâtibim bugün; Mardin kerpiçlerinde patlayan Kâbil güneşini seyret sevgili, ve seyrettiğinde güneşini Kâbil'in; gözlerimdeki ateşgâhların, ziggūratların, tapınakların Grekia, Anatolia, Kurdienna semalarındaki ilahîlerini dinle; sesimi duyacaksın Antakya'nın eski bir Patrikhanesinde ve heybemi bulacaksın Haleb'in bir hurma sedirli Mescidinde..
Âlâyiş-i dünyâdan el çekmege niyyet var
Yakında adem dirler bir şehre azîmet var
Uçdı bu fezâlardan mürg-ı dil-i nâlânım
Ârâm idemez oldum efkâr-ı seyâhat var
Devamını Oku
Yakında adem dirler bir şehre azîmet var
Uçdı bu fezâlardan mürg-ı dil-i nâlânım
Ârâm idemez oldum efkâr-ı seyâhat var




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta