Kolay değil yaşamak,
Yılanlarının pusuya yattığı coğrafya burası,
Pamuk tarlalarında eli dikenli kadınların,
Ayakları kanayan erkeklerin yurdu..
Ceyhan...
Nehiri iki ayaklı demir köprülerinde izlerim,
Gözlerim,
suyu emen ağacın kökleri...
Giden otobüslerin camları puslu.
Dönenlerin farları yorgun...
Sustum. Düştüm.
Adın kalbimde,kimseye söyleyemedim .
Görenler, bilmesin seni beklediğimi...
Bu sabah etimle ,kemiğimle,
Düştüm yollara.
Parkların en yalnız banklarına oturdum.
Keman çalan çocukların masumluğuyla konuştum.
Sıkıldım dünya denen bu gömlekten,
dertlendim...
Gözlerim hep seni aradı.
Bugün de sensizliğe alışamadım...
Eve döndüm,kokunu duydum,
Sanki doğdum doğalı aşık olduğum,
Canımı alıp,mezara koysalar
neden demeyeceğim kokunu...
Çekip giden avuçlarımdan,
Kelimelerin yetmediği kokunu...
Duvarlara doğru fısıldadım adını,
Çarpsın diye yüzüme,tokat gibi,
Her şeyin başlangıcını,
Hem de terkedilişin adını...
Kıyafetlerinin kokusuna sürdüm yüzümü...
Lokman hekimin
Yüzünün suyunun hürmetine,
Seni derman etsin diye kederime...
Belki bu karanlık yıkılır,
Bir sabah acıları süpürmek için
Gelirsin diye ,..
Yorgun kollarına sarmak için gövdemi
Dizlerim tutatabilsin diye...
Kayıt Tarihi : 24.07.2026 23:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!