Bu sabah ışık dahi çekingen düşer pencereye,
gün doğmuş sayılmaz,
zira içimde geceden kalma bir ağırlık
kalkmaya niyeti olmayan biri
Öyle bir hâl ki,
ne feryat ister ne de teselliye meyil;
suskunluğun kendisi olur insan,
kendi içinden geçip kaybolur kendi içinden.
Adımlarımı saymayı bırak!
zira yol beni bir yere vardırmak için durmuyor,
oyalamak için uzuyor her köşe başı
aynı yorgun yüzü gösterir zaman
Zaman, eskiden aktığını sandığım o merhametli nehir,
şimdi damla damla düşer üstüme,
ne boğar ne de serinletir, sadece bekletir.
Bir şey beklerim adını koyamadığım,
gelmeyeceğini bile bile;
çünkü bilmek dahi kurtarmıyor,
yalnızca alışkanlık kılıyor beklemeyi.
söylesem eksik
hangi kelimeyi seçsem
ardından uzun bir boşluk
Geceleeeeer gibi
fakat karanlık değil asıl mesele
karanlığın hiçbir şeye gebe
ne sabaha, ne ihtimale.
Hatıralar eskimiş elbiseleeeer gibi
üstüme düşer durur,
ne atılır ne de giyilir;
sadece ağırlık yapacağı bilinir.
her şeyin bir karşılığı vardır
bazı çabalar yalnızca harcanır,
geri dönmezmiş.
Ve insan anlar ki,
her düşüş yer çekiminden değil
Bazen isteyerek düşmekmiş.
Şimdi beklerim,
neyi beklediğimi bilmeden,
beklemenin bile bir mânâsı kalmamışken;
bazı yollar vardırmaz,
bazı dualar
cevapsız kalmak için göğe yükselir.
Kayıt Tarihi : 29.1.2026 23:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!