Kara bulutlar kızıl bir renge bürünürken
Bomba kraterlerin aşağısındaki ufukta sabah yanarken.
Ölen asker bana küsmüş gibi başını çeviriyor öte yana
Geri dönen ihtişamı yahut bu beladan kurtuluşu seyreder gibi;
Parmakları göğe doğru kalkmış ne işaret ediyor
Kutsal parlaklığın alevler içinde yanıp kül olduğu yerde;
Gözlerinde yansıyan ışıltı, sadece ölüm karanlığının sarısı
Ve dudaklarında fısıldanan bir isim.
Uğruna öldürtüldüğü Vatan
Bazı insanların konuşmasını duyduğunuzda, coşardı ya kalbimiz
Çocukların hıçkırıklar ve küfürlerle Batı'ya gittiğini görünceye dek
Yeni yıkanmış bir çarşaf kadar beyaz suratlarla, asık suratlarla,
Çelenkler, mezarlar ve cenaze arabaları özlemiyle döndüler ve gittiler o evlerine.
Ama onlara bunu yapmanın yolu öğretildi
Saraylarında oturan ziyafet sofralarındaki kimselerin emirleriyle
İnançlı kutsanmış askerler gibi; aceleyle yollandılar cephelerine
Ve titreyen iniltilerle; zafer yakındır denilere
Elbet bu günler de geçip gidecek
Gitmedi
Kaldı şu meydanda
Çürümeye yüz tutmuş cesedim
Saymayı bıraktığım günler gibi
Kim bilir hangi cephedeydim
Galip UçarKayıt Tarihi : 31.07.2026 00:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!