Başkaldırıyordu başaklar her şeye iınat
Yoksa ayak sesleri miydi baharın gelişinin
Öyle sessiz, sakin sanmayın kulak verin
Her bir adımında toprağı yararcasına
Kıyamet kopmuşçasına ve büyük bir gürültüyle
Oysaki ne kadar uzaklaşmışız herşeyden
Bir lokma ekmek kavgasında buluşmuşuz
Hâlbuki bizim kabuk bağladıkça kanattığımız
Ne çok yaralarımız olmuş sarmak için
Kocaman ve kapkara ellerimiz nasır bağlamış
Geldin, yüreğinde özlemin en derini,
Umutla açtın her kapıyı,
Ama kelimeler susmuştu,
Gözler bile birbirine bakmaktan çekinmişti.
İstedin ki zaman dursun,
Portlak gözlü kumarbaz derler adına
Gözü hep başkasının malında
Beceriksiz baldudaktır aslında
Kendini bilmez ama lafta usta
Kolay para peşindedir daima
Ateşe odun atmak onun işidir
Emeksiz sofraya oturan kişidir
Boş beleş işler mühendisidir
Fare misali gemiyi terk edendir
Her işi çok iyi bildiğini söyler
Sen giderken
Öylece baka kaldım ardından
Gözlerimden iki damla yaş süzüldü sadece
Bir cigara yaktım ellerim titreyerek
Ta ki gözden kaybolana kadar izledim gidişini
Gece karanlık hemde zifiri karanlıktı
Ne zamanlardan geçtik geçiyoruz
Soframızda lokmamızı yiyenlere
Yoklukta terk edip gidenlere
Hanemizi kapı duvar edenlere
Sırtımızı döndük gidiyoruz
Gönül incinmiştir bir kere
Ne yapsan da çözemezsin
Yol hakikat yoludur
Kalbin kara ise eremezsin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!