Yalnızlık zindanında muhtaçtım aydınlığa
Hafızama seslendim: Geçmişten ışık getir
Gece derin sulardan ulaşmış gibi sığa
Bir ferahlık sandım ki gönlümü genişletir
Çevirdim gözlerimi toprak olmuş geçmişe
Aydınlık köle olmuş hüküm karanlıklarda
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




şiirin bu kısmı taktire şayan, çok hoş tebrikler.
Altında kaldım sanki hüsranlardan bir çığın
Yapboz gibi dağıldı tebessümü ışığın
hayat engebeli zor. kaleme sağlık
Güzel bir sone.
Orijinal sonelerde ikinci kıtanın kafiye örgüsü abba şeklindedir ama Türk şairler bu anlamda serbest hareket etmişlerdir. Tıpkı bu şiirde olduğu gibi.
Şiirin teknik kısmı bir kenara, duygusu ile yüreğe dokunan bir şiir. Şairi ve seçici kurul üyelerini kutluyorum.
Eh yani iyi
güzel
Anlamlı bir şiir okudum tebrik ederim saygılar sunarım
kutlarım. anlamlı
tebrikler kutlarım
Tebrik ederim, güzel bir şiir.
Bu şiir ile ilgili 9 tane yorum bulunmakta