İçimdeki bir hüzün var, ayrılığın sinyâli
Giden geri gelmiyor, yoktur artık misâli
Kaderde ayrılık var, sanma olur visâli
Giden geri gelmiyor, olmaz artık ihlâli
Aramakla bulunmaz, dostlarımın emsâli
Ayrılık acısını, ayrı kalanlar bilir
Mutluk gözyaşını, bahtı gülenler bilir
Nice neş’eli demler, ziyân olup giderken
Mutluk gözyaşını, bahtı gülenler bilir
21 Kasım 2015 - Kaletepe
Ayrılık çeşmesinde, benden kalan hâtıra
Nemli gözler bıraktım, vedâ ederken sana
Kavuşmak artık hayâl, bir düş gibi bir rüyâ
Nemli gözler bıraktım, vedâ ederken sana.
Dalarım zamân zamân, gönlümdeki hülyâya
Ayrılık gurbetin, adıymış meğer
Dertleri çekilmez, çileymiş meğer
Anladım hoş sadâ, kalanmış meğer
Yalanmış bu dünyâ, yalanmış yalan.
Ayrılık rüzgârı eserken serde
Vuslatın diyeti, hicrânmış annem.
Gölgeler uzarken, baktığım yerde
Vuslatın diyeti, hicrânmış annem.
Bağrıma inerken, ince bir sancı
Ayrılık sâati, gelip çatarken
Elvedâ demeye, dilim varmıyor.
Mahzûn bir edâyla, son kez bakarken
Elvedâ demeye, dilim varmıyor.
Seninle her günüm, yazdı bahârdı
Ayrılıkta ağlayış, vuslata har olmaktır
Dökülen her gözyaşı, sevdâya râm olmaktır
İki gönül arası, deryalar kadar olsa
Dökülen her gözyaşı, sevdâya râm olmaktır
11 Haziran 2016
Gâzi devletimizin, azîz milletimizin
Asîl her ferdimizin, sensin şânı bayrağım
Zemîninde al rengi, şehidimin kan rengi
Yoktur başka bir dengi, ay-yıldızlı bayrağım
Azerbaycan semâsından, şöyle baktım bir Göygöl’e
Karabağ’la Nahçıvan’dan, ayrı düşmüş benzer güle
Anladım ki hasretinden, hazân vurmuş her sümbüle
Esen yelle haber salmış, dönsün demiş her bülbüle.
Bir füsünkâr güzellik var, bakar durur hep hilâle
Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli
Büyük lokma yiyip de, büyük laf söylememeli
Bizler birer faniyiz, herkes haddini bilmeli
Haddini bilmeyenin, akîbeti pek şüpheli
Nasihatle musibet, söylemleri bilinmeli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!