Gün zevâle ererken, kararır tüm ufuklar
Sarılır bir kundağa, şafaktaki bulutlar
Durgun sular gibidir, sükût eder doruklar
Gurûb ederken güneş, ötelenir umutlar.
Gurûb ederken güneş, hârelenir renklerim
Eririm yudum yudum, dalıp gider (ufka dalar) gözlerim
Sanki lâl olmuş gibi, sükût eder sözlerim
Yorgun düşen gönlümü, dinlendirir hislerim
14 Haziran 2014 - Kaletepe
Gurbetin bağrından, eserken rüzgâr
Gönlümün nevâsı, titreşir durur.
En uzak diyârdan, verirken haber
Gönlümün nevâsı, titreşir durur.
Hasreti vuslata, bağlarcasına
Adımı dağlara, yazsan nâfile
Gurbet kervanının, yolcusuyum ben.
Bin sitem eyleyip, kızsan nâfile
Gurbet kervanının, yolcusuyum ben.
Minnetim olmadı, olmaz kullara
1.
Ufuklar kararıp, güneş batarken
Sessiz bir edâyla, başlar elem gam
Hicrânın rengini kalbe katarken
Bitmeyen çiledir, gurbette akşam
2.
Hayât denen yolda, koştum yoruldum
Coşkun sular gibi, taştım duruldum
Gâm keder bilmezdim, ben de tutuldum
Can evimden her gün, bin kez vuruldum
Ömür tezgâhında, sabır dokurken
(Evde kal, güvende kal canım Türkiye'm)
“Hayât eve sığar”, neş'e içinde
Nice mes'ûd günler, sanma dünlerde
Gelecek yarınlar, senin elinde
Evde kal, evde kal, canım Türkiye'm
HAYÂTIMIZ BİR ROMAN
Hayâtımız bir roman, deryalar gibi umman
Sevilenler hep cânân, sevenler mahzûn bir can
Yaşanan bu âlemi, bilmem nasıl anlatsam
Koskoca bir ömürde, hem neş’e var hem hüsran
Zaman akıp gidiyor, mecrasında hep sessiz
Dön de bak bir mâziye, yıllar nasıl da geçmiş
Hayât iniş, çıkışlı; bir tesadüf bir sürpriz
Dön de bak bir mâziye, yıllar nasıl da geçmiş
Gülen yüzün solmasın, gölge gibi habersiz
(Hayâtın imlâsı)
Ana rahminde başlar, hayâtın satır başı
Tutunur bir cidâra, başlar kalbin atışı
İlâhi irâdeden, onun katığı aşı
Vav harfini alırken, belirir gözü kaşı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!