Ferhat dağları deldi
Kerem ateşlere yandı
Acep aşkın tarifi neydi
Söyle de bilelim canım
Mecnun çöllere düştü
SÜNEPEYDİ
Sedire dizilmiş
Çarliston biberi gibi
Büzülmüş duruyorlardı
Yürekleri bir serçe kadar titrekti
Asya'dan geldim yurt eyledim
Ben bu vatanı
Çadır kurdum çukur ovada
Kah Selçuklu oldum
Kahta Osmanlı
İşte ben buralarda böyle kurdum
Uzak dur cahilden koyma yanına
Arif ile sohbet edersen oda senin kârına
Dakika bile çok önemlidir
Sakın yazık etme geçen zamana
Bir Timur gerek
Mürtet dağlarına
İnsin Akıncılar ovasına
Yürüsün Ağır Aksak
Yağız at üzerinde
On beşlilerin ağıdı düşer dağa taşa
Yarım kalmış hikayesi bu genç yaşta
Analar saçlarını yolarlar peş peşe
Bir ağıt kaldı son kanlı seferden
Sezar bakar Zile Kalesi’nden zamana
Düştüm dertten dertlere
Felek vurdu beni yerlere
Karıştım toprak gibi küllere
Ayak altında toza döndüm
Tükendi gitti bir ömür,
Ne saymaya değdi yıllar
Ne de sormaya.
Koştuk,
Hep bir şeye yetişmeye çalıştık
TÜRKMEN DERLER BİZE
Dağların arasında bir köyümüz var
Üzerimize yıkılacak taş duvarlar
Merteğine yuva yapmış baykuşlar
Göçer Türkmen'i derler bize gardaş
TÜRKMEN DERLER BİZE
Dağların arasında bir köyümüz var
Üzerimize yıkılacak taş duvarlar
Merteğine yuva yapmış baykuşlar
Göçer Türkmen'i derler bize gardaş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!