Ne çekerim yârin elinden
Kurtulamadım acı dilinden
Bu ayrılığın kederli yolundan
Çekerim kahır seni seni
Çekerim kahır seni seni
Yıkılmış kalenin
Duvar taşları
Yaktı beni
Bir güzelin kalem kaşları
Beline bağlamış
İpekten kumaşları
Kılavuzu karga olanın
Burnu gübreden çıkmaz
Arif olan kimseler
Kamil ile cahili
Bir tutamaz
Başımda
Bir kara duman
Kıvranıp duruyor
İçimde bir sıkıntı
Sanki bedenimi kemiriyor
Sınır değildir sadece,
vicdandır.
Ani’de
yıkılmış duvarlar
dimdik ayakta duran hafızadır.
Kızılcıklar dalında kızarmış
Yemlik çiçekleri
Şerbet olup ballanmış
Duydum ki
Türkmen kızı
Eğer gidersen bizim ele
Serhat karsa selam söyle
Menşurdur kete ile helva
Birde Kaz'ını ye bakalım
Aşıkları türküler söyler
Kar yağıyor
Lapa lapa kar yağıyor
İstanbul'un varoş sokaklarına
Çam ağaçları adeta
Nazlı bir kız gibi
Aşık attım alçı düştü
Çizgiyi geçince kırıştı
Henekemin kurşunu yere düştü
Hele Şair Kazım Emmime
Bir haber verin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!