Ey düşlerime sızan kirli gölge,
adı anıldıkça içimi kirleten eski leke
Senden sonra Geceyle düşmanım;
uykularim , paslı bir kapı
eşiğinde, senin kirli gölgen,rüyalarıma sızmak icin nöbet bekler.
Seni özlemiyorum.
Adını içimden söktüm, kökünü yaktım,
külünü savurdum karanlığa;
o külden sızan zehir
her nefeste içime iner acımasızca
Rüyalarım mezar değil,
azabın suret bulduğu dar bir hücre;
sen, duvarlarına sinmiş çürük bir iz
sildikçe çoğalan,
Çoğaldıkça beni dağlayan
bakılmasa da göz yakan.
Yürek burkan
Uykuya sığınmam;
göz kapaklarım mühürlü.
Senden sonra kir tutmaz karanlık,
sen, gecenin yüz karası;
düşe değdiğin her yeri kirleten adi bir gölge.
Sana dair ne varsa
içimde lanet gibi kabarır;
bu, aşk değil
çürümüş et kokusu gibi yayılan
ruhuma çöken bir çöküş.
Seni sevdim, evet;
ama o sevgi şimdi
dişlerini ruhuma geçiren bir iğrenç bir mahlûk.
Her hatıra,
boğazıma dizilen azap taşları.
Gözümde insan değilsin
uğursuz bir izsin artik
gecenin karabasanı,
varlığı bile kirleten eski bir lanet.
Rüyama girme lan
Uzak dur benden gecemden
Bir gece daha
o kirli yüzün düşlerime sızarsa,
geceyi ateşe veririm;
kendimle birlikte
seni de küle çeviririm.
Unutmam kahpeliğini seni
yokluğa iterim.
Çünkü yokluk,
adına yakışan tek yer
Al o iğrenç suretini git hayatımdan, kavgalarımdan kaygılarımdan yarınlarımdan rüyalarımdan
Cek git Defol git
Kayıt Tarihi : 4.05.2026 20:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!