İki yol kıyısı değildik artık,
aynı galaksinin savrulmuş iki yıldızıydık;
ışığımız birbirine değmeden
karanlıkta dönen.
Sen dün geçip gittin,
görseydin içimde kopan meteor yağmurunu
belki koşardın.
Ama “belki”ler,
zamanın boğazıma doladığı
ince bir kum saatiydi.
Karşılaştık mı hiç?
Biz, aynı denizin
farklı akıntılarıydık;
aynı göğe bakıp
başka ufuklara açılan gemiler.
Yazgımız,
paralel evrenler gibi
yan yana var olup
asla çarpışmayan ihtimallerdi.
Aynı okyanusun
iki uzak kıyısıydık belki;
bütün dalgalar sana vururken
sen kıyıya kapalı bir limandın,
ben zamanın gelgitinde çözülmüş bir ada.
Görmeyen sendin;
ışığını içine çeken
küçük bir kara delik gibi.
Görmek istemeyen yine sendin—
ve ben,
adını her çağda fısıldayan
eski bir yıldız tozu;
sen geçip giderken
sonsuz kere ölüyordum.
Ama bil ki,
yıldız tozu ölmez—
ölümü bile ışığa çevirir
ve bir gün
geçip gittiğin boşlukta
yeniden doğar.
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 01:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!