Dışarıdan yolunu şaşırmış martı çığlıkları ve ağaçlarda konmak için dal arayan kuş sesleri birbirine karışarak önce odama sonra kulaklarımın içine doluyor...
Ama bu ne güzellik böyle.., .
Müthiş bir armoni içinde bana duymak istediğim., sevdiğim bütün türküleri., şarkıları sanki hep bir ağızdan ., koro halinde söylemek istiyorlarmış gibi birbirleri ile uyum sağlamaya çalışıyorlar...
Ve ben onları daha çok duymak., seslerini daha çok dinlemek istiyorum... Söyledikleri türküleri., şarkıları..., söylemeye çalıştıkları her şeyi..
Kanatlarımı onların kanatlarına karıştırmak istercesine., penceremin kanatlarını daha çok açıyorum...
Ama yetmiyor..., pencerelerin açık olması yetmiyor...
Birden gözüme ., duvarımda dayalı duran ve muhtıra günlerinde başkalarının yazdığı bir hikayeden kalan balyoz ilişiyor...
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta