Yollar bitti diyorlar, haritalar silindi,
Bir yanım uçurum oldu, bir yanım sağır kaya.
Gözlerimin önünde bir hüküm giydirildi,
Ben sığamadım artık ne göğe ne karaya.
Ne yapacağımı bilmeyen bir çocuk gibiyim şimdi,
Ellerini nereye koyacağını bilemeyen o telaşlı çocuk...
Bir ferman yazmışlar, mührü canımdan vurur,
Seni benden alıp bir yabancıya vereceklermiş.
Duydum da sustum, dünya dönmeyi durdurur,
İnsan bu yükle nasıl yaşarmış, bilmezler miş?
Gitmek mi gerekir, kalıp dövüşmek mi bu kaderle?
Bilmiyorum... Aklımın ipleri koptu kopacak.
Seni kurtarmak için dünyayı yakasım var da,
Kıvılcımı nereye atacağımı bilmiyorum.
Kuşatılmış bir şehrin son kapısıyım sanki,
Sağımdan fırtına vuruyor, solumdan çığ düşüyor.
İki dev kütlenin ortasında ezilen o ince dal benim.
Adım atsam uçurum, dursam zaman eriyor,
Seni benden koparan o rüzgârı durdurmaya,
Gücüm yeter mi, yetmez mi, hiç bilmiyorum.
Ne edeceğimi şaşırdım, pusulam darmadağın,
Bir çıkış arıyorum, dualarım bile dilsiz bu gece.
Hikayemiz buraya kadar olmamalıydı, biliyorum,
Ama kollarım bağlı, ayaklarımda ağır prangalar.
Seni elleriyle uğurlayacak o kalabalığın içinde,
Ben kendi cenazemi kaldırıyor olacağım.
Ne yapacağımı, ne edeceğimi bilmeden,
Sadece durup, yok oluşunu izleyeceğim o gitmelerin.
Ben bu iki duvarın arasında, bu amansız dar boğazda,
Kendi sessizliğimin altında,
Çaresiz kalmışım...
Kayıt Tarihi : 15.06.2026 22:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!