her gün seninle ağarır canımın içi
gözlerimi hiç açmam
önce kokunu duyarım buram buram
sonra nefesini hissederim sıcacık
sonra ellerin dokunur saçlarıma
tek tek hissederim sana ait ne varsa
işte o zaman gün ayar ve aydınlatır ortalığı
sevdiğin melodileri mırıldanır dudaklarım
usul usul çayımızı demlerken
pencere açıktır illa ki
bir kuş cıvıltısı doldurur içeriyi
çok uzaktan bir vapur sesi
araba kornaları, melahat ablanın bağrışmaları
uğultu halinde hepsi doluşur odaya
tatlım kravatımı bağlar mısın sesiyle
boşaltıverirler bir anda yaşamın sıradanlıkları
çekiliverirler sahneden
koca dünya da bir tek iki ses kalır ve iki kelime
her gün seninle başlar canımın içi
ve ben her sabah
sol tarafımda bir sancı gibi
yokluğunu hissederim..
her akşam seninle biter canımın içi
hep aynı sağır gökyüzü
kör bir düzen
lal bir deniz
iki yüzlü selâmlar
arızalı bakışlar, yalancı yüzler
yine aynı tempoyla biten bir mânâsız gün daha
ve değişmeyen puslu ikindi üstleri
hep aynı monoton, sıradan, zoraki akşamlar
ya o geceler
mavilerimde ihtirasların en bayağısı
içimde pazarlıklı merhametler
kafamın kalabalığında hesaplı dostluklar ajandası
dönüp durmak hep aynı çemberin içinde
kurtulmayı başaramadığım bir alınyazısı
bir türlü karşısına geçip de kafa tutamadığım bir kader
hepsi geceleri gelir bulur beni
eski bir gramafon gibi
ansızın bir yerde ölüp
sonra seninle başlayan sabaha tekrar uyanmak
sonra koyu mavi bir sensizlik
hep aynı filmi sar başa diyen tuhaf bir replik..
ben sıradan şeylere meyletmem bilirsin canımın içi
hayatsa benim, dilediğim gibi yaşamalıyım
gönülse benim, gönlümce sevmeliyim
kendi kalemime hohlayarak yazmalıyım
alnımın ortasındaki o yazıyı
kapıya bir tepik atıp, dalabilmeliyim odana
ve sarılabilmeliyim sıkıca canımın boynuna
dokunmalı dudaklarım kor gibi yakan dudaklarına
ve boynundan içime çekmeliyim kokunu doya doya..
ama olmuyor işte..
sadece günü ağartıp seninle
sonra kalıyorum ortada kendi kendime..
a.g.t / nisan2012
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




sevgili adaşıma seslendirmesi için çok teşekkür ediyorum :)
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta