Ayrılmışım senden bu genç yaşımda
Omzumda silah nöbet başında
Hem özlemimde, hem göz yaşımda
Burnumda tütersin canım ERZURUM
Oltu'ya gitmeye güzel bir sebep,
Cağda dizilmiş pişiyor kebap
Tesbih ile sabır çekiyor ahbap
Dane dane çektim seni ERZURUM
Çık kalesine Oltu'yu izle
İnsan mest oluyor büyük bir hazla
Bizdeki bu sevda haddinden fazla
Yanmış tutuşmuşum sana ERZURUM
Olur'a vardım pestille pekmez
Vallahi bu lezzete kılavuz gerekmez
Çermiğe girenler bir daha çıkmaz
Sırılsıklam tutulmuşum sana ERZURUM
Narman'a git bak peri bacası
Tarlada çalışır karı kocası
Türbede yatar Ethem hocası
Hacımız da hocamız da sensin ERZURUM
Şenkaya'ya gidince Balkaya’da taşın
Hangi kapıyı çalsan hazırdır aşın
Hepsi dostundur hepsi sırdaşın
Bitmek bilmeyen sohbetimsin ERZURUM
Gardaş çay içelim havuz başında
Huzuru bulursun toprağında taşında
Daha evladı bir buçuk yaşında
Cepheye koşan sensin ERZURUM
Palandökene çıkıp kaydım aşağı
Dışarda top oynar oğlu uşağı
Şan şeref dolu yedi kuşağı
Buram buram tarih kokarsın ERZURUM
Çelebiyim ahvalimi yazdım dizeye
Sana olan sevgim gelmez hizaya
Ağzımı dayayıp soğuk gözeye
Kana kana içtim seni ERZURUM.
Kayıt Tarihi : 14.04.2026 16:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!