Yıl bin dokuz yüz on beş on sekiz mart sabahı
Yığılmıştı boğaza ilk düşman karargâhı
Üç tümenden oluşan İngiliz donanması
Kan kusuyordu o gün savaşları anası
Koşuyordu Mehmetçik sanki gül bahçesine
Suyu mavi denizin boyandı kan rengine
Yıl bin dokuz on beş denizin yandığı gün
Mehmedimin yüzünde ne korku var ne hüzün
Mecidiye Tabyası o gün bombalanmıştı
O koskoca tabyadan birkaç nefer kalmıştı
Bayılmıştı Seyit’te ölüme ramak kala
Açınca gözlerini hemen koyuldu yola
Bir baktı topa Seyit bir de baktı denize
Düşman gemileriydi hem de geçmek üzere
Süratle çıkıp geldi mermilerin yanına
Demir pençeleriyle kaldırdı omzuna
Ateşledi süratle çeyrek tonluk mermiyi
Gömülmüştü sulara Ocean Destoryeri
Yıl bin dokuz yüz on beş denizin yandığı gün
Taşınmıştı boğaza sanki cehennem o gün
Henüz on sekizinde yurt savunmasındaydı
Cennete yürüyordu yüreği avucundaydı
Yakıyordu ağıtlar Anadolu anası
Kopmuştu kıyametler yok olmuştu dünyası
Git evladım diyordu ben oğulsuz kalayım
Şu yaralı bağrıma kara toprak çalayım
Böyle haykırıyordu Müslüman Türk kadını
Güneşe yazdırmıştı o tertemiz adını
Ak elleri kınalı al yazmalı gelinler
Dul kalmıştı geride Ayşeler Fadimeler
Ey! Tarihin en büyük destanını yazdıran
Tarihe imzasını süngülerle kazdıran
Harikalar gösterdi Çanakkale’de o gün
Cennete koşuyordu ölüm Mehmede düğün
Cuma Komşul
Kayıt Tarihi : 2.1.2026 15:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!