Söyle Arkadaşım' dedi Anadolulu Mehmet
yanı başındaki Anzak erine
'nereden kopup gelmişsin,
neden çökmüş bu mahzunluk üzerine? '
'DÜNYANIN ÖBÜR UCUNDAN' dedi gencecik Anzak
'Öyle yazmışlar mezar taşıma.
Sakat Süvarinin Karısı
Meğer çoktan dökülmüş
Aynalardan sırlar,
Çoktan yayılmış kanser kokusu
Apartman boşluklarına
Devamını Oku
Meğer çoktan dökülmüş
Aynalardan sırlar,
Çoktan yayılmış kanser kokusu
Apartman boşluklarına
saygı ile anıyoruz..
namık cem
ÇANAKKALE’NİN ANISINA
Sana sesleniyorum Türk evladı ecdadını tanı
İşte Türklüğün şanlı şöhretli destanı
Senin için topraklarda yatanı
Okuyup da öğren artık senin için nice güneşi batanı
Hristiyan keferesi gelmiş benim ülkeme
Her şeyiyle saldırmış benliğime özüme
Ama karşı koyamadı iman dolu göğsüme
Dünya alem şahit oldu İslam Türk bütünlüğüne
Gömleğini yırtıp düşmanının yarasını sarıyor
Bunu duyan yürekler parçalanıp yanıyor
Bu olay en zalimin bile gözünden yaş akıtıyor
İnsan bunu savaş değil de kardeşlik türküsü sanıyor
Alnından vurulmuş yatıyor yerde
Hakk’a yürüyor artık bu kutlu neferde
Böyle nazlı nazlı kapanıyor kaç perde
Altın harfler nakşediliyor dünya tarihine Çanakkale’de
Nişanlısı evde gününe gün ekliyor
Mehmed’i için her anını saklıyor
Tez duyulan acı haber çok geçmeden geliyor
Sevdiği şehit oldu bir sevinçle ağlıyor
Yüzünde hasret çizgileri bağrı yanık ana
Bekliyor evladını yüreği yana yana
Böyle bir ayrılığa yorgun beden nasıl dayana
Gücü yetse kendi de gidecek müdafaa-i vatana
Dillerde ‘Allahu Ekber’ gönüllerde şehadet
İngiliz’i Anzak’ı bu kutlu direnişe ediyor hayret
Gözlerindeki ateş yüreklerindeki sönmeyen nefret
Dayanamıyor o imana dayanamayacak elbet
Seyit Onbaşı kaldırdı o mermiyi
Görsün artık dünya beşer bu kutlu mucizeyi
Vatan aşkına böyle perçimleşmiş sevgiyi
Gördü de aciz düşman tattı büyük yenilgiyi
Bir askerim gidiyor hemen öteki yerinde
Ölüm korkusu yok ki zaten hiçbirinin gözünde
Beyaz kefen arama o biçare bedende
Kefenini baştan giymiş musalla üzerinde
Kendimizi adarız biz böyle bayrağa vatana
Selam olsun hep bu uğurda yol tutana
Bedenini siper edip cepheden cepheye atılana
Sonsuz rahmet olsun bu uğurda şu topraklarda yatana
Denizden gücü yetmedi karadan ediyor hücum
Ama Çanakkale önlerinde Fatih’in arslanları var
Öyle kolay yıkılmaz benim kalem burcum
Her seferinde karşılarında etten duvar
Kiminin kolu kopmuş kiminin bacağı
Tek dertleri düşmesin yere Türk sancağı
Kan revan içinde çaresiz kalmış Türk eri
Son nefesinde bile kalmıyor savunmadan geri
Nasıl anlatayım seni artık Gelibolu
Her santim toprağında şehit kanı dolu
Şehit düştün öldürdün vermedin zalime yolu
Öylesine cenk eyledin ki şaşırdı hainler sağı solu
Kor gibi yandın benliğimizde özde
Şiir oldun dillerde şarkımız oldun sözde
Sevda oldun uğrunda ölünen gönülde gözde
Aşkının narında yandık biz ateşte közde
Sendeki o milli manevi ruh sanma ki söner
Benliğimizde ezelden ebede hep yaşayacaksın
Zaman geçer yıllar biter çağlar devreder
Türk’ün ruhunda devamlı dipdiri kalacaksın
Ali Aytekin
duygu yuklu bir Çanakkale şiiri. Bülent Bey'e Hakk'tan rahmet diliyorum. mekanı cennet olsun. tebrik ediyorum.
Çanakkale
Söyle Arkadaşım' dedi Anadolulu Mehmet
yanıbaşındaki Anzak erine
'nereden kopup gelmişsin,
neden çökmüş bu mahsunluk üzerine?'
'DUNYANIN ÖBÜR UCUNDAN' dedi gencecik Anzak
'Öyle yazmışlar mezar taşıma.
doğduğum yerler öylesine uzak,
örtündüğüm topraksa gurbet bana.'
'Dert edinme arkadaşım'dedi Mehmet
'değil mi ki bizlerle birleşti kaderin,
değil mi ki yurdumuzun koynundasın ilelebet,
sende artık bizdensin,
sende bencileyin bir Mehmet'
Çanakkale'de toprağının
üstü cennet altı mezar
kavga bitmiş mezarlarda
kaynaş olmuş yiten canlar.
'ya sen dedi Mehmet
oyun çağındaki İngiliz erine,
'yaşın ne senin kardeş
böylesine erken buralarda işin ne?'
'yaşım sonsuza dek onbeş'
dedi ufak tefek İngiliz eri.
'köyümde askercilik oynar
coştururdum trampetimle bizimkileri
derken kendimi cephede buldum
oyun muydu, gerçek miydi anlamadan,
bir sahici kurşunla vuruldum.
Sustu boynumdaki trampet,
son verildi böylece oyundan bozma işime
Gelibolu'da bana da bir mezar kazıldı
mezar taşıma ON BEŞİNDE TRAMPETÇİ' yazıldı.
Öyküm de künyem de bundan ibaret.'
Yağmur yağıyordu usul usul toprağa
gozyaşları düşerek üstüne sanki
damla damla ağlıyordu uzaktan uzağa
sahibini yitiren bir trampet.
'ya sizler' dedi Mehmet
dünyanın dört kıtasından
mezarlar dolusu erlere,
'hangi rüzgar savurdu sizleri
bu bilmediğiniz yerlere'
kimi İngilizdi, kimi İskoç
kimi Fransızdı, kimi Senegalli
kimi Hintli kimi Nepalli
kimi Avustralya'dan kimi yeni Zelanda'dan Anzak
gemiler dolusu asker
her biri niye geldiğinden habersiz
Gelibolu'nun oya gibi koylarından şizarak
tırmanmışlardı dağa bayıra
siper siper yara gibi yarılan toprak
mezar olmuştu savaş ardından onlara.
Kiminin BURADA YATTIĞI SANILIR
Kiminin ADI BİLİNSE DE MEZARI BİLİNMEZ
kiminin de mezar taşında
on altı on yedi on sekiz yaşında
EBEDİ İSTİRAHATE ÇEKİLDİĞİ yazılı.
Çanakkale topraklarında,
her birinin erken biten yaşam öyküsü
eski yazıtlar gibi taşlara böyle kazılı.
'Anlamaz mıyım' dedi 'halinizden kardeşler'
adına yazılı taşı bile olmayan asker
Anadolulu Mehmet
'ben de yuzyıllarca yaban ellerde
neyin uğruna bilmeden can vermişim
kendi yurdum uğruna can vermenin tadına
ilk kez Çanakkale'de ermişim.
Uğrunda can verdikce vatandı ancak
ekip biçtiğim padişah mülkü toprak
değil mi ki sizler alamasanız bile
bu topraklar almış sizi sizleri basmış bağrina
sizlere de vatan sayılır artık Çanakkale.
Çanakkale'de toprağının
üstü cennet altı mezar
kavga bitmiş mezarlarda
kaynaş olmuş yiten canlar.
Bir garip savaştı Çanakkale savaşı
kızıştıkça kızginlığı dindiren
ara verildikçe ateşe
düşmanı kardeşe
döndüren bir savaştı.
Kıyasıya bir savaştı
ama saygı üreten bir savaş
yaklaştıkça birbirine
karşılıklı siperler
gönüller de yakınlaştı
düştükçe vurusanlar toprağa
dostlar gibi kaynaştı.
Savaş bitti.
Ölenler kaldı sağlar gitti
köylü köyune döndü evli evine
kır çiçekleri geldiler akın akın
çekilen askerlerin yerine
yaban gülleri, dağ laleleri, papatyalar,
kilim kilim yayıldılar toprağa.
Siper siper
toprağın savaş yaralarını örttüler
koyunlar koruganları yuva yaptı kendine
kuşlar döndü gökyüzüne kurşunların yerine.
Çiçeğiyle yemişiyle yeşiliyle
silah yerine saban tutan elleriyle
geri aldi savaş alanlarını doğa
can geldi toprağa silindikçe kan izleri.
Yeryüzünde cennet oldu öylece
o cehennem savaş yeri
şimdi Çanakkale Gelibolu
bahçe bahce, ülke ülke
mezar dolu.
Üstü cennet altı mezar
Çanakkale toprağının
kavga bitmiş mezarlarda
kaynaş olmuş yiten canlar.
Huzur içinde uyusun
vuruştukları toprakta
kavgadan kinden uzakta
yanyan dostça yatanlar.
Bülent Ecevit
Ve senin namına
Özür diliyorum Mehmedimden.
'ben de yuzyıllarca yaban ellerde
neyin uğruna bilmeden can vermişim
kendi yurdum uğruna can vermenin tadına
ilk kez Çanakkale'de ermişim.
Çok güzel yazmışsında yazık
Göğsündeki iman içinde
Çarpışabildiğini anlamamışsın
Yazık Mehmedimin yarısını
Sevmiş yarısını bırakmışsın
Kendini çok bilmiş onu cahil yapmışsın
sana hiç ama hiç yakışmamış bu satırlar
Senin namına siliyorum zihnimden
Rahat uyu diyorum ben
Bu toprakların kara yağız evladı,şair,hümanist ,dürüst devlet adamı sende rahat uyu... Anadolunun bağrında.Çanakkale şehitlerininde seninde mekanın cennet olsun...Geçmişte ne ise bugünde öyle,Geçmek mümkünmüdür Çanakkale' yi...
Aşık Mahmut Çelikgün.
sen de huzur içinde uyu sevgili karaoğlan. aslında yapmak istediklerini yaptırtmadılar, izin çıkmadı uluslararası tekelci emperyalistlerden. her birey güvercin kadar kanatlanabilirdi bıraksalardı, şiir yazar gibi yeniden yazabilirdin vatanını... bir orman gibi kardeşçesine... diyerekten. ama olmadı, umutların başka şair yüreklere kaldı... saygıyla hatıran önünde eğiliyorum yüreğimle...
Bu şiiri artık ölsemde unutmam Türkiye'mize yaptığı şeyleri sayaymam ancak bu şiirini okurken ağladım allah rahmet eğlesin kendisi sevdiğim insanlardandı!
Türkiye büyük bir siyaset adamını ,edebiyat dünyasıda büyük şairini kaybetti hepimizin başı sağolsun. Sevgili Ecevit rahat uyu yattığın yerde seni unutmayacağız.ALAŞARA IŞIK
Bu gün Bülentv Ecevit i de uğurladık gidenlerin yanına....Kalanlar, onun dürüstlüğünden örnek ala...
Bu şiir ile ilgili 60 tane yorum bulunmakta