Can Taşımak Buysa Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3394

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Can Taşımak Buysa

Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Geceye savuran, o ince sızlanışlar.
Ah, koklayıp göğsüme basamam gövdeni,
Gözyaşıyla bezenmiş, o beyaz satırlar.
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Yalan dünya, sonsuz gurbetin didişmesi.
Tıkanan boğazlar, zil sesinde ümitler,
İki satır haber bekleyen, şu yüreğim.
Saramadan, senin boynuna kollarımı,
Kara hasret, yeşil dağların arkasında,
Huzur bul kâfi, nidasının anlamında.
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Heceler bitmiş, aşım buz kesmiş vah aman.
Ruhumu, ıssız dağlara sürmek isterim,
Günler akıp geçiyor, can taşımak buysa.
*
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Kuytuya bürünen, o bitmez fırtınalar.
Uzanıp tutamam, ipek gibi saçları,
Bembeyaz deftere, dizilen o dertleri.
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Zalim diyar, bitmez derdin boğuşmaları.
Düğümlenmiş sesler, cama çarpan umutlar,
İki satır, pusula gözleyen bedenim.
Değemeden saçlarına, sıcak ellerim,
Acı gece, soğuk rüzgârların bağrında,
Sadece gülümse, nidasının ardında.
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Dudaklar kilitli, sular donmuş ey tabip.
Cismimi, tenha yollara vurmak isterim,
Günler akıp geçiyor, can taşımak buysa.
*
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Zindana çevrilmiş, odalar ıssızlıklar.
Bakamadan gözlerine, mahzun gözlerim,
Gözyaşıyla ıslatılan, beyaz sayfalar.
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Kahpe felek, amansız derdin oyunları.
Titreyen parmaklar, ekranda umut arar,
Kısacık pusula, gözleyen şu yüreğim.
Tutamadan ellerini, yorgun kollarım,
Kara kışlar gibi, donduran ayazlarda,
Sağlıcakla kal, nidasının arkasında.
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Heceler suskun, ateş sönmüş vah ki nida.
Başımı alıp, çöllere gitmek isterim,
Günler akıp geçiyor, can taşımak buysa.
*
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Boşluğa savrulan, anlamsız hezeyanlar.
İşitemeden, o güzel ince sesini,
Çaresizce yazılan, hüzünlü satırlar.
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Acımasız günler, hasretin yokuşları.
Bekleyen bakışlar, yollarda çile çeker,
Gelecek mektubu, düşleyen şu yüreğim.
Gidemeden yollarına, bitik dizlerim,
Soğuk geceler, o bitmeyen acılarda,
İyi kal nidasının, saklı manasında.
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Dudaklar mühürlü, yürek yanmış ah aman,
Yönümü, derin sulara dönmek isterim,
Günler akıp geçiyor, can taşımak buysa.
*
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Issızlığa söylenen, dertli yakarışlar.
Hissedemeden, sımsıcak gülüşlerini ah,
Gözlerden dökülen, o acılı feryatlar.
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Tükenen takat, hasretin kör düğümleri.
Yorgun gözler, yollarda pusula gözlüyor,
Ufacık haber bekleyen, şu yorgun göğsüm.
Bakamadan, o güzel gözlerine senin,
Sonsuz acılar, dindirmeyen sancılarda,
Hoşça kal nidasının, sessiz gölgesinde.
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Heceler tükenmiş, ocak tütmüyor tabip.
Adımlarımı, o meçhule sürmek isterim,
Günler akıp geçiyor, can taşımak buysa.
*
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Boş odalara söylenen, o ağır sözler.
Göremeden, o gülen güzel çehresini,
Hasretle dolup taşan, o beyaz satırlar.
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Vefasız yıllar, zalim gurbetin yükleri.
Titreyen eller, camlarda yolunu bekler,
İki kelime yazı, bekleyen yüreğim.
Doyamadan o sese, ben nasıl dururum,
Soğuk duvarlar, bitmeyen yalnızlıklarda,
Sıhhatle kal duasının, o gizlisinde.
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Umutlar bitmiş, sular kurumuş ah aman.
Cismimi, uzak ellere sürmek isterim,
Günler akıp geçiyor, can taşımak buysa.
*
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Dağlara söylenen, kimsesiz fırtınalar.
Seni sarmadan, ipek saçlarına değip,
Gözlerden akan, sonsuz yaşlarla satırlar.
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Gurbet ellerin, acı veren rüzgârları.
Titrek hevesler, camlarda izini arar,
Ufacık nida bekleyen, garip yüreğim.
Bakamadan, aydınlık çehrene hasretle,
Karlı dağların, üşüten soğuklarında.
Esenlik dileğinin, gizli köşesinde,
Heceler anlamsız, ocaklar tütmez tabip.
Ruhumu, göçmen kuşlara katmak isterim,
Günler akıp geçiyor, can taşımak buysa.
*
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Dağlara vuran, sessiz sedasız isyanlar.
Hissedemeden, sıcaklık veren sesini,
Gözlerden akan, o incilerle satırlar.
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Bitmeyen yollar, zalim gurbetin zinciri.
Yorulan gözler, pusula yolunu bekler,
Ufacık yazı düşleyen, garip yüreğim.
O güzel sesini, duyamadan inlerim,
Soğuk iklimler, o bitmeyen acılarda,
Aydınlık dileyen, hecelerin ardında.
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Umutlar bitmiş, ocaklar sönmüş ey tabip.
Cismimi, uçan kuşlara katmak isterim,
Günler akıp geçiyor, can taşımak buysa.
*
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Karlara düşen, tarifsiz büyük kederler.
Sevemeden, o güzel sırma saçlarını,
Gözlerden damlayan, yaşlarla yazılanlar.
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Sonu gelmeyen, ayrılığın yokuşları.
Titrek bakışlar, ufukta haberci bekler,
İki kısa not bekleyen, garip yüreğim.
Bakamadan, o yeşil gözlerine senin,
Issız geceler, dinmeyen fırtınalarda,
Selametle kal duasının, anlamında.
Günler akıp geçiyor, canandan uzakta,
Heceler çaresiz, ateş sönmüş vah nida.
Cismimi, ıssız çöllere vurmak isterim,
Günler akıp geçiyor, can taşımak buysa.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 17.2.2026 23:57:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!