Çaresizliğimin çıkmaz sokağı gibisin,
Ne tarafa dönsem duvarların.
Sanki her kadehin dibisin,
Canımdaki son kıymık acısı sensin.
Etimle kemiğimin menzilindeki sancı;
Kusacak kalmadı bende
Ne öfke ne de acı.
Yürüsem de dikenlerin üstünde,
Her intikamın vardır bir alıcısı.
İki dudağımın arasına sığmış koca kader;
Bunu bilen ben
Ne uyku görür ne rüya.
Ne kara çalı ne kara kedi
Aramıza girer;
Zihnimi karalayan
Yalnızlık değil, sonsuz keder.
Şafağı göremeyen ay
Tutamadı önüme ışık.
Hedefe varamadı çekilen yay;
Gönlünde bu ne kadar çok ok,
Bu ne kalabalık.
Tersi düzü sevda,
Yanı yöresi bela.
Bu düzlemde ettiğim senle son kavga.
Koştum, terledim, geldim sana;
Dönüyorum dikenlerin üstünde yaya.
Yaşadığım utanç bedenimden ağır,
Edemem sana ne ah ne de kâhir.
Olsun; bu yaramın elvedası eksik,
Can biletimin boş koltuğu
Bir tek sana kesik.
Adımla seslensen,
Omuzlarımdan bir küfe iner.
Geçmişin ayakta kalan geleceğine yer ister,
Gurur denilen illet bayrağı yarıya çeker,
Kuyudan bir deli taş ile geri döner.
Sokağına girdim az önce seninle;
Kim bilir gökyüzündeki melekler
Olalım diye ne kadar gözyaşı dökecekler.
Hırçın yanına razı olduğum,
Adımı zikretmene belli ki kaç sırat yürünecek.
Düşünsene;
Gülüşüne kaç uykusuz gecem,
Kaç izmaritim eşlik edecek…
Arkadaşlık dediğin;
Cebinde yarım bırakmışlıkların senin.
“Üstü kalsın” dersin,
Ne denir?
Eyvallah der, geçer giderim.
Kayıt Tarihi : 28.1.2026 08:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!